İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığının 12/03/2020 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 197 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.

2. Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.03.2021 tarihli 2020/191 Esas, 2021/225 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 197 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci, 52 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl 10 ay hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ...'in cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

3. İlgili kararın, sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından istinaf edilmesi üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 22.11.2021 tarihli 2021/1196 Esas, 2021/2942 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık ... müdafiinin temyiz istemi;Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin yetersiz olduğuna, müştekinin zararının giderildiği ve şikayetten vazgeçildiğine, alt sınırdan uzaklaşarak ceza tayin edilmesine, etkin pişmanlık hükümlerinin ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
Sanık ...'in temyiz istemi; sahte paralardan bilgisi olmadığına, müştekinin zararının diğer sanık tarafından giderilmesinin kendisi lehine delil olarak değerlendirilmesi gerektiğine, alt sınırdan uzaklaşarak ceza tayin edilmesine ilişkindir.

1. Dava konusu olay; şikayetçi Serkan'ın otomobilini satmak için internet sitesine verdiği ilan nedeniyle sanıkların telefonla irtibata geçerek 28.000,00 TL'ye aracı almak için anlaştıkları, müştekinin yanında bir akrabası olduğu halde buluştukları, devir işleminden önce Kazım'ın yanında Kadir'in de olduğu ve Ziraat Bankası Sandıklı Şubesinden Kazım'ın 26.880,40 TL para çektiği, birlikte Sandıklı Noterliğine gidip devir işlemlerini gerçekleştirdikten sonra Kazım'ın bankadan çektiği parayı değil sahte banknotları müştekiye verdiği, müştekinin ... Sandıklı Şubesine gittiğinde banka görevlisi birkaç kez makineden geçirdikten sonra paraların sahte olduğunun anlaşılması üzerine müştekinin Kazım'la birlikte Ziraat Bankasına gittikleri, banka görevlileri ve müştekinin olayı polise bildirdiği, bu arada Kadir’in bankadan çektiği gerçek paraların bulunduğu çantayı Kazım'dan alarak olay yerinden ayrıldığı iddiasına ilişkindir.
2. ... inceleme ve değerlendirme raporlarına göre ele geçirilen 299 adet 50,00 TL ve 120 adet 100,00 TL'lik banknotların sahte ve aldatma kabiliyetinin olduğu tespit edilmiştir.

A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü;
Sanıklar tarafından mağdura verilmiş olan paralar üzerinde Türkiye Cumhuriyet ... Denizli Şubesinde yapılan inceleme sonucu; paraların sahte olduğu, aldatma kabiliyetinin bulunduğu ve yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı yönünde rapor tanzim edilmesi, sanık ...'ın alınan savunmasında suçlamaları kabul ederek müştekiden araç satın almak amacıyla yanında getirdiği sahte paraları, mağdurun yanında bankadan çektiği gerçek banknotlarla değiştirerek, müştekiye sahte banknotları verdiği ve diğer sanığın da sahte paralardan bilgisi olduğu yönünde beyanı ile her iki sanığın olay günü birlikte hareket etmeleri nedeniyle alınan adli sicil kaydında hakkında parada sahtecilik suçundan kayıt bulunan sanık ...'in, Kazım'da bulunan sahte paralardan haberinin olmaması iddiaasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğundan, olay günü her iki sanığın fikir ve eylem birlikteliği içerisinde hareket ederek sahte olarak üretilmiş Türk Liralarını alış-verişte kullanıp tedavüle sokmak suretiyle üzerlerine atılı parada sahtecilik suçunu işledikleri sabit bulunmakla atılı suçtan mahkumiyetlerine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanık ...'in ve sanık ... müdafiinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

1. Sanık hakkında tayin edilen cezanın miktarı göz önünde bulundurulduğunda, Kazım müdafiinin lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz sebebi reddedilmiştir.

2. Suçun işleniş şekli ve suçun işlenmesindeki özellikler, sahte para miktarı göz önüne alınarak takdiren alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmuş olduğu anlaşıldığından, Mahkemece verilen kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... ve sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 22.11.2021 tarihli 2021/1196 Esas, 2021/2942 Karar sayılı kararında sanık ... ile sanık ... müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2024 tarihinde karar verildi.