İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Sanık hakkında, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığının 11.10.2018 tarihli iddianamesiyle 11.07.2018 suç tarihli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2. Sanık hakkında, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığının 24.05.2019 tarihli iddianamesiyle 11.07.2018 suç tarihli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. Bolu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.05.2019 tarihli ve 2019/345 Esas, 2019/334 Karar sayılı kararı ile Bolu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/174 Esas sayılı dava dosyası birleştirilmiştir.

3. Buna ek olarak, sanık hakkında Bolu Cumhuriyet Başsavcılığının 26.03.2019 tarihli iddianamesiyle 28.09.2018 suç tarihli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. Bolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.05.2019 tarihli ve 2019/234 Esas, 2019/371 Karar sayılı kararı ile Bolu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/174 Esas sayılı dava dosyası birleştirilmiştir.

4. Bolu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.01.2020 tarihli kararı ile sanığın eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu kabul edilerek sonuç olarak 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

5.İlgili kararın, sanık müdafi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 15.09.2020 tarihli kararı ile sanığa iddianame okunduktan sonra, yasal hakları hatırlatılmak suretiyle usulüne uygun olarak savunması alındıktan sonra, yargılamaya devam olunması gerektiğinden bahisle, bozulmasına karar verilmiştir.

6. Bolu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli kararı ile sanığın eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu kabul edilerek sonuç olarak 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

7.İlgili kararın, sanık müdafi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 28.05.2021 tarihli kararı ile ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık müdafiin temyiz isteği, suçun unsurlarının oluşmadığına, şüphenin sanık lehine yorumlanması ve beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.

1.Dava konusu ilk olay, 11.07.2018 tarihinde mağdur ...'un arkadaşının ikametinde olduğu sırada, sanık ...'in, kapıya gelerek mağdurun kolundan tutup mağdurun isteği dışında onu ikametten çıkarttığı, sanık ...'in, mağduru temyiz dışı sanık İsmail'in bulunduğu araca mağduru isteği dışında bindirdiği, aracın kapısını kilitlediği, evinin yakınında bir parka gittikleri, burada da sanık ... ve mağdurun konuştukları, sanık ...'in, mağdurun kolundan tutarak araca bindirdiği, sanık ...'e telefon gelmesi üzerine polis merkezine gittikleri, dava konusu ikinci olay, 28.09.2018 tarihinde sanık ...'in mağdurun çalışmak için evde çıktığı esnada yanına geldiği, mağdurla konuştuğu, mağdurun ise konuşmak istemediği, mağdurun temyiz dışı sanıklar M.Köklü ve Cihan'ın bulunduğu araca bindiği, ardından sanık ...'in aracının bulunduğu yere gittikleri, burada sanık ... ile mağdurun bir süre konuştukları, sanık ...'in, mağdura seni kaçıracağım dediği halde bunu mağdurun kabul etmediği, sanık ... ile mağdurun, sanık ...'in aracına bindiği, araçla ilk önce Gölköy istikametine gittikleri, mağdurun rızasının olmadığı, araçtan inmek istediği, Gölcük istikametine giderken aracın yakıtının bitmesi nedeniyle durdukları, aracın yakıtının tamamlanmasından sonra Kıbrıscık ilçesine gittikleri, gitmeden önce mağdurun kendisini hastaneye götürmesi için hap yuttuğu, buna ilişkin olarak sanık ...'in kolluktaki beyanının olduğu, giderken mağdurun gitmek istemediğini söylediği, buna sanık ...'in karşı çıktığı, mağdurun bağırması üzerine sanık ...'in, mağdurun kafasına vurduğu, sanık ...'in babaannesi ve anneannesinin evinde kaldıkları, sanığın bu şekilde cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.

2. Dava dosyası kapsamında tanık beyanları, mağdura ait adli rapor ve mesaj tespit tutanağı mevcuttur.

3. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 28.05.2021 tarihli ve 2021/1029 Esas, 2021/1002 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bolu 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2024 tarihinde karar verildi.