SUÇTAN ZARAR GÖREN: Emniyet Genel Müdürlüğü
ŞİKÂYETÇİLER: ..., ..., ..., ...
..., ..., ..., ...

SUÇLAR: Kamu malına zarar verme, kamu görevlisine görevinden dolayı
hakaret, iftira

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat

Duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen kamu malına zarar verme suçundan zarar gören Emniyet Genel Müdürlüğünün gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, suçtan zarar gören kurumun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;

I- Sanık ... hakkında iftira suçundan verilen beraat kararı ile sanık ... hakkında kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan verilen mahkûmiyet kararına yönelik suçtan zarar gören kurum vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bingöl 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.04.2016 tarihli ve 2015/216 Esas, 2016/187 Karar sayılı kararının, suçtan zarar gören kurum vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
İftira ve kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçlarından açılan davada, suçtan doğrudan zarar görmeyen Emniyet Genel Müdürlüğünün davaya katılma hakkı bulunmadığından, hükümleri temyize hak ve yetkisi bulunmayan kurum vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,

II- Sanık ... hakkında kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,

III- Sanık ... hakkında kamu malına zarar verme suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik suçtan zarar gören kurum vekili ve sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu, Bingöl 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.04.2016 tarihli ve 2015/216 Esas, 2016/187 Karar sayılı kararının, 02.08.2021 tarihinde suçtan zarar gören kuruma tebliğ edildiği ve temyiz süresinin son gününün adli tatile denk gelmesi nedeniyle suçtan zarar gören kurum vekilinin temyiz isteminin de süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Suçtan zarar gören kurumun duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 233 ve 234. maddelerine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suçtan zarar gören kurum vekilinin ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.