Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince vekalet ücretine ilişkin itirazın kabulü ile hükmün düzeltilmesine, diğer itirazların reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; 20.10.2018 tarihinde, davacının yolcu olarak bulunduğu araçla, davalının zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortaladığı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş, 17.11.2021 tarihli dilekçe ile talebini 86.474,66 TL olarak artırmıştır.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya 29.07.2021 tarihinde 26.405,00 TL ödeme yapıldığını, ödeme ile zararın karşılandığını, davalının sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, maluliyet tespitinin Adli Tıp Kurumunca yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, rapor ücretine ilişkin talebin reddi gerektiğini, temerrüt tarihinden itibaren avans faizi isteminin haksız olduğunu ileri sürerek başvurunun reddini istemiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının sigortaladığı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, dosyaya sunulan maluliyet raporunun usulüne uygun şekilde düzenlenmiş olduğu gerekçesiyle TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniği uygulanmak suretiyle düzenlenen aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda başvurunun kabulü ile 86.474,66 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 11.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; itirazlar değerlendirilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, ödeme ile poliçeden kaynaklanan sorumluluğun sona erdiğini, maluliyet tespitinin Adli Tıp Kurumunca yapılması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizle hesaplama yapılması gerektiğini, belirlenen tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasını, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya sunulan maluliyet raporunun usulüne uygun olduğu, aktüer bilirkişi raporunun Yargıtay içtihatlarına uygun şekilde düzenlenmiş olduğu, müterafik kusura ilişkin delil bulunmadığı, davacının öğrenci olup iş kazasına ilişkin veri bulunmadığı, faiz başlangıç tarihinin isabetli şekilde belirlendiği gerekçesiyle davalının bu yöndeki itirazlarının reddine, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan miktarın 1/5'i olması gerektiği gerekçesiyle bu yöndeki itirazların kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının "avukatlık ücretine ilişkin 3 üncü bendinde yer alan 12.041,71 rakamının karar metninden çıkarılarak yerine 5100,00 rakamı yazılmasına" şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili; itirazlar değerlendirilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, ödeme ile poliçeden kaynaklanan sorumluluğun sona erdiğini, maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlenmemiş olduğunu, maluliyet tespitinin Adli Tıp Kurumunca yapılması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizle hesaplama yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan (SGK) rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasını, rapor ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 inci ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78,85,86,90,91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16 ncı maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, başvurunun usulüne uygun olmasına, maluliyet raporunun usulüne uygun şekilde düzenlenmesine, davacının yolcu olmasına ve davalının sigortaladığı araç sürücüsünün kusurunun bulunmasına, teselsül hükümleri gereğince zararın tümünün davalıdan tahsili imkanının bulunmasına, tazminat hesabının Yargıtay içtihatlarına uygun şekilde yapılmış olmasına, aktüer bilirkişi raporunda ödeme ile zararın karşılanmadığının belirlenmiş olmasına, rapor ücretine yargılama giderleri içerisinde hükmedilmesine ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Hâkim; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 51 inci maddesi uyarınca tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler; aynı Kanun’un 52 inci maddesi uyarınca da zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.

Davalı vekili, davacının olay tarihinde 6 yaşında olmasına rağmen çocuk koltuğu olmadan seyahat ettiğini, emniyet kemeri de kullanılmadığını belirterek müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini savunmuş, İtiraz Hakem Heyetince bu talep reddedilmiştir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78 inci maddesi ile Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca belirli sınıf araçlarda 150 cm’den kısa ve 36 kg’ın altındaki çocukların taşınması sırasında çocukların ağırlığına uygun anılan Yönetmelik ekindeki (1) sayılı cetvelde yer alan çocuk bağlama sistemlerinin kullanılması zorunludur.

Dosyanın incelenmesinde; kollukça alınan ifadelerde, olay tarihinde 6 yaşında olan davacının kucakta taşındığının belirtildiği dikkate alındığında, araç içerisinde yolculuk yaptığı esnada mevzuatta belirlendiği üzere koruyucu tertibatla taşınmadığı açıktır.

Buna göre; davacının koruyucu tertibat takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

04.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.