İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yozgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2021 tarihli ve 2019/229 Esas, 2021/137 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddenin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 13.12.2021 tarihli ve 2021/1242 Esas, 2021/2052 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi; atışın uzaktan yapıldığı, katılanın yaralanmadığı, araç içerisinde saçma tanesi bulunmadığı, sanığın eylemine kendiliğinden son verdiği, iddiasıyla kasten yaralama hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın suç tarihinde saat 23: 00 sıralarında katılanın işletmekte olduğu kıraathaneye gidip katılanın kardeşi ... O.'dan borç para istediği, ... O.'nun vermeyeceğini söylemesi üzerine aralarında tartışma çıktığı, bu esnada gelen katılanın sanığa vurmaya çalıştığı ancak vuramadığı, sanığın arkadaşı ... D'.ye yaşadıklarını anlattığı, kısa bir süre sonra ... D.'nin elinde çekiçle sanığın yanına geldiği ve sanığın darp edildiğini düşünerek elindeki çekiçle kıraathanenin camını kırdığı ve oradan uzaklaştıkları, ... O.'nun kendisinin kullandığı telefondan sanığı aradığı ve hakaret ve tehdit içerikli mesajlar attığı, sanığın da tanık...'i arayarak yardım istediği, ardından ... O.'yu arayarak terminale gelmelerini istediği, ...'in aracılığıyla tarafların konuşmak üzere terminalde buluştukları, ... O.'nun üzerinde sakladığı sopayı çıkararak sanığın sol eline vurduğu, bunun üzerine sanığın kaçmaya başladığı, ... O.'nun da elindeki sopayı sanığa doğru fırlattığı ve katılan ile birlikte kovalamaya başladıkları, ardından...'in sanığı arayarak nerede olduğunu sorduğu ve buluştukları, katılanın iş yerini kapattıktan sonra kardeşi ... O.'yu araçla eve bıraktığı, iş yerinin camları kırık olduğundan kontrol etmek amacıyla araçla giderken yol kenarında önceden tanıdığı tanık ... Ş. ve ... A'.yı görüp durduğu, tam bu sırada aracın sağ yan tarafından sanığın av tüfeğiyle ateş etmeye başladığı, katılanın aracın içerisine yattığı ve kendisine mermi isabet etmediği, aracın sol tarafında dışarıda bulunan ... Ş'nin de yere yattığı ve yaralanmadığı, ... A.'nın ise isabet eden saçma taneleri nedeniyle yaralandığı, sanığın yanında olan... Ş.'nin müdahalesiyle sanığın ateş etmeye son verdiği ve oradan uzaklaştığı, sanığın tüfeği bahçeye attığını beyan ettiği ancak yapılan araştırmalarda tüfeğin ele geçirilemediği anlaşılmakla olayın bu şekilde gerçekleştiği kabul edilmiştir.
Sanık savunmaları, katılan ve tanık anlatımları, hedef alan araca ait resimler, nüfus ve adli sicil kayıt örneği, kolluk ve araştırma tutanakları ve yargılama sürecine ait evraklar dosya arasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanık ve katılan arasında olay öncesinde husumetin varlığı, sanığın, katılanın aracının ön kısmını hedef aldığı, birden fazla kez ateş ettiği, atış mesafesinin öldürmeye elverişli olduğu, eyleme kendiliğinden son vermediği hususları dikkate alındığında suç vasfının tayininde isabetsizlik bulunmadığı, katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik teşkil eden söz ve davranışın bulunduğu, ulaştığı boyut dikkate alındığında indirim oranının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 13.12.2021 tarihli ve 2021/1242 Esas, 2021/2052 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Yozgat 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.03.2024 tarihinde karar verildi.