İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Rize Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.12.2018 tarihli ve 2018/457 Esas, 2018/566 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesi, 53 üncü ve 58 inci maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 06.11.2019 tarihli ve 2019/409 Esas, 2019/1027 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 08.12.2021 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1. Sanığın üzerine atılı suçla bağlantısı kurulacak şekilde, her türlü şüpheden uzak, kesin bir delil bulunmadığına,
2.Sanığın, yalnızca, öğrenciliği süresince kaldığı evle bağlantısı "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçu için yeterli sayılamayacağına,
3.Sanığın ByLock kullanıcısı olmadığına,
4.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamına göre;
1-Sanığın örgütsel konumunun tespiti amacıyla; Temyiz aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan kollukta şüpheli sıfatıyla müdafii huzurunda ifadesine başvurulan ve ''... 'ün yanında bir de ... isimli biri gelirdi.cemaat sohbetleri verirdi'' şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılan ...'in ifadesinin suçun sübutu açısından ehemmiyet arzeder nitelikte olması nazara alındığında söz konusu şahsa ait dosya içerisindeki ifade ve teşhis tutanaklarının 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak, diyecekleri sorulması gerekirse ve geçenin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılıp etraflıca dinlendikten sonra sonra yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmesi lüzumu,
2- Sanığa ait olduğu anlaşılan ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına göre; ID’nin kişi listesinde ekli şahısların araştırılması, varsa ceza soruşturması ya da dava dosyalarının celp edilerek incelenmesi, söz konusu şahıslar ile sanığın örgütün görünen yüzü ortaya çıktıktan sonra da örgütle bağlantısını devam ettirip ettirmediğinin şüpheye yol açmayacak şekilde tespiti amacıyla UYAP veri havuzundan yeniden araştırma yapılarak sanık hakkında herhangi bir tanık veya itirafçı beyanı olup olmadığının saptanması, bulunması halinde bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin dosya içerisine getirilmesi, mümkün olması halinde sanık hakkında bayanı tespit edilen tüm ilgili şahısların tanık olarak dinlenmesinin sağlanması ile sonucuna göre sanığın örgütsel konumunun ve etkin pişmanlık oranının ona göre belirlenmesi gerektiği halde eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi
Bozmayı gerektirmştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 06.11.2019 tarihli ve 2019/409 Esas, 2019/1027 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Rize Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.03.2024 tarihinde karar verildi.