İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 06.01.2016 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.

2. İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.12.2017 tarihli kararı ile sanıkların hürriyetinden yoksun kılma suçundan ayrı ayrı ve mağdur sayısınca 6 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 11.07.2018 tarihli kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvuralarının esastan reddine karar verilmiştir.

1.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, sanığın savunmalarının istikrarlı olduğuna, katılanların rızaen taksiye bindiklerine, suçun unsurlarının oluşmadığına, katılanların sarhoş olmaları nedeniyle olayı kurguladıklarına, mahkûmiyete yeterli delil olmadığına yöneliktir.

2.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, mahkûmiyete yeterli delil olmadığına, bilirkişi raporu ile katılanların beyanlarının çeliştiğine, sanığın beyanlarına itibar edilmesi gerektiğine yöneliktir.

1.Dava konusu olay; ikiz kardeş olan katılanların sanıklar tarafından getirilen taksiye bindirildikten sonra, sanık ...'in katılanları istismar ettiğine, katılanların paralarını ve kredi kartları aldığına, katılanların araçtan inmek istemelerine rağmen inmelerine izin verilmemesi nedeniyle taksiden atlayarak kurtuldukları iddialarına ilişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanıkların üzerilerine atılı suçun sübut bulduğu belirlenerek mağdur sayısınca cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk derece Mahkemesince verilen hükümde hukuka aykırılık bulunmadığından, istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.

1.Katılanların kardeş oldukları, olay gecesinde eğlence mekanında eğlendikten sonra sabah saatlerinde taksiye binerek eve dönmek istedikleri sırada katılan ...'nin daha öncesinde aracına binmesi nedeniyle tanıdığı sanık ...'ı gördüğü, Erkan'ın katılanlara güvenilir bir taksi çağıracağını söyleyerek temyiz dışı sanık ...'ın taksisini çağırdığı, bu sırada yanlarına sanık ...'in de geldiği ve katılanların taksiye bindiği esnada, sanıklar Erkan ve Şahin'in de yol üzerinde kendilerini bırakma bahanesi işle araca bindikleri, sanık ...'in katılanları taciz edip para ve kartlarını yağmaladığı, katılanların araçtan inmek istemlerine rağmen aracın durmaması üzerine taksiden atladıkları bu nedenle katılan ...'nin vücudunda 4. dereceden kırık meydana geldiği anlaşılmıştır.

2. Sanıkların üzerlerine atılı suçu birden fazla kişi ile işledikleri kabul edilmesine rağmen hüküm kısmında ayrıca silahla işlendiği belirtilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanması suretiyle çelişkiye neden olunması ve sanıklara iddianame de yer almayan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca ek savunma hakkı tanınmaksızın uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.

3. Katılanların aşamalarda alınan istikrarlı ifadeleri, sanık savunmaları ve tüm dava dosyası kapsamından, suçun sabit olduğunu kabul eden Bölge Adliye Mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmemiş, sanık ... müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 11.07.2018 tarih, 2018/728 Esas sayılı kararında sanık ... müdafii ile sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2024 tarihinde karar verildi.