Sanık ... müdafiinin 16.07.2021 tarihinde temyiz isteminde bulunduğu, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 16.09.2021 tarihli ek karar ile, sanık hakkında kurulan hükmün kesin nitelikte olduğundan bahisle temyiz isteminin reddine karar verilmiş; ve ek karara karşı temyiz isteminin bulunmadığı anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığının 16.02.2018 tarihli iddianamesi ile temyizin kapsamına göre sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kamu davası açılmıştır.

2. Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.10.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.

3. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi'nin 16.06.2021 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve sanık hakkında atılı suçtan 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; kazanılmış hak kuralı gereğince " 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına'' dair karar verilmiştir.

Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; suçun sübutuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, kesin ve inandıncı delil bulunmadığına, adli raporun gerçeği yansıtmadığına, kanuna ve hukuka aykırı karar verildiğine, ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;
İncelemeye konu olay; sanığın, temyiz dışı sanıklar ...ve ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde mağduru konuşmak bahanesiyle araca bindirerek tanıdıklarına ait bir eve götürdükleri ve bu evde sanık ...'ı rahatsız etmemesi için uyarıp darp ettikleri sonrasında mağduru işyerinin önüne getirip bıraktıkları ve bu suretle atılı suçun işlendiği iddiasına ilişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesi'nin Kabulü
İnceleme dışı sanık ...'ın azmettirmesi sonunda sanıklar ....ve inceleme dışı sanık ...'in konuşma bahanesiyle katılanı iddianamede belirtilen eve götürerek darp ettikleri ve bu şekilde cebir ve hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kıldıkları sabit görülerek sanık ... ve inceleme dışı sanıklar hakkında birden fazla kişi ile birlikte çocuğa karşı hürriyeti tahdit suçundan mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi'nin Kabulü

İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, sanık ... hakkında atılı suçtan kurulan hükümde, birden fazla nitelikli halin bulunması nedeniyle alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmiştir.

1. Mağdurun anlatımını doğrulayan tanık beyanları, adli rapor ve 04.04.2015 tarihli olay tutanağı ve sanığın suçtan kurtulmaya yönelik tevilli savunması ile tüm dosya kapsamındaki deliller karşısında, sanık müdafiinin temyiz gerekçeleri yerinde görülmemiştir.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık ... tarafından temyiz dışı sanıklarla birlikte fikir ve eylem birliği içerisinde gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

3. Sanık hakkında kurulan hükümde, 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle cezasının 4 yıl hapis cezası üzerinden infazına karar verilmesi gerekirken, sonuç cezanın 4 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi isabetli bulunmamış ise de bu hususun 5271 sayılı Kanun'un 322 nci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

Gerekçe bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi'nin, 16.06.2021 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereği hükümden kazanılmış hak uygulamasının yapıldığı 3 sayılı bendin dördüncü paragrafı çıkartılarak yerine "5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sanığın cezasının 4 yıl cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2024 tarihinde karar verildi.