İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.09.2020 tarihli ve 2019/149 Esas, 2020/177 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddenin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve
üçüncü fıkraları uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 15.12.2020 tarihli ve 2020/1352 Esas, 2020/1207 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi; fiilin kasten yaralama niteliğinde olduğundan bahisle suçun vasfına ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdur sanık ... ile diğer mağdur sanıklar arasında, olaydan önce mağdur sanık ...'nin oğlunun, ...'ın kardeşini yaralaması sebebiyle husumet bulunduğu, bu sebeple mağdur sanık ...'ın, olay tarihinde 6136 sayılı Yasa kapsamında bulunan bıçak ile, mağdur sanık ...'nin ikametgahına giderek burada ...'u sol göğüs ve sırtından iki kez hayati tehlike geçirecek şekilde bıçaklayarak yaraladığı, mağdur sanık ...'nin bıçak darbelerinden kaçarak aynı sokak üzerinde bulunan ikametine girerek kapıyı kapattığı, bu esnada kardeşleri ...'un yaralandığını gören mağdur sanıklar ... ve ...'ın olay yerine geldikleri, mağdur sanık ...'ın, ...'i bıçakla basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaraladığı, ...'ın olay yerinde bulunan sandalyeyi alarak ...'a müdahale etmek istediği, ...'ın bu esnada halen ... ve ...'e bıçak sallamaya devam ettiği, ...'in olay yerinde bulunan taşı alarak ...'a fırlattığı ve onu basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaraladığı, bu esnada ikametinden çıkan mağdur sanık ...'nin av tüfeği ile ...'ı korkutmak amacıyla havaya bir kaç el ateş ettiği, bunun üzerine mağdur sanık ...'ın olay yerinden kaçarak uzaklaştığı anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmaları, katılan ve tanık anlatımları, nüfus ve adli sicil kayıt örneği, kolluk ve araştırma tutanakları, uzmanlık raporları, kati doktor raporu ve yargılama sürecine ait evraklar dosya arasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından eleştiri nedeni dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin
saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanık ve katılan arasında olay öncesinde husumetin varlığı, sanığın kullandığı bıçağın öldürmeye elverişli oluşu, hedef alınan vücut bölgesi, darbe sayısı ve sanığın eylemine kendiliğinden son vermediği hususları dikkate alındığında suç vasfının tayininde isabetsizlik bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 15.12.2020 tarihli ve 2020/1352 Esas, 2020/1207 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Siirt 1.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.03.2024 tarihinde karar verildi.