Taraflar arasında görülen davada Yüksekova 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 24/05/2018 tarih ve 2017/17-2018/419 sayılı kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 25.02.2020 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl davada davacı Maliye Bakanlığı Van Tasiye İşl. Şube Müdürü vekili ile birleşen davada davalı ... Müs. ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya kaçak ve kaçak zannı ile yakalanıp yed-i emin olarak teslim edilen akaryakıtın gümrük müdürlüğünce talepte bulunulmasına rağmen teslim edilmeğini ileri sürerek, 259.130,27 TL toplam zararın davalının temerrudü düştüğü günden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 06/10/2009 tarihli ıslah dilekçesi ile talep sonucunu 407.220 TL'ye çıkarmıştır.
Birleşen davada davacı vekili; müvekkilinin petrol istasyonu işlettiğini, müvekkiline davalı kurumca kaçak zannıyla el konulan motorin, benzin ve gazyağının yediemin sıfatıyla teslim edildiğini, beraat kararı verilenlerin sahiplerine iade edildiğini, müvekkilinin yedi eminlikten kaynaklanan alacağı ödenmediğinden akaryakıtın teslim edilmediğini ileri sürerek, % 15 olan yedieminlik ücreti, ardiye ücreti, işçilik, ücreti muhafaza gideri, nakliye ücretinin fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin davalı kurumdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı vekili, 31/06/2012 tarihli ıslah dilekçesi ile davasını talep sonucunu 1.233.058,68 TL'ye çıkarmıştır.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, 12/02/2018 tarihli ek raporda 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanuna Göre El Konulan Akaryakıtın Teslimi, Muhafazası, Tasfiyesi ve Yapılan Masraflara İlişkin Uygulama Yönetmeliğinin esas alındığı, davaya konu yakıtların kaçak olduğu iddiasıyla elkonulan ve teslim edilmeyen yakıtlar olduğu, bu nedenle ek raporda hükme esas alınan yönetmeliğin dava konusu olaya uygun olduğu kanaatine varılarak asıl dava dosyası yönünden davanın kısmen kabulü ile 186.665,34 TL alacağın davalıdan tahsiline, birleşen 2011/271 Esas sayılı dava yönünden davanın kısmen kabulü ile 250.558,74 TL alacağın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekilinin tüm, asıl davada davalı/birleşen davada davacı ... vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Asıl dava, kaçakçılık şüphesiyle el konulup yed-i emine teslim edilen akaryakıtın istenmesine rağmen geri verilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini, birleşen dava ise yed-i eminlik ve işçilik ücreti ile nakliye gibi diğer zararların tespiti ve tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, davalı/birleşen davada davacı ...'ın takas beyanından vazgeçtiğinin kabulü ile her iki dava yönünden tarafların alacaklı oldukları tutarların tespiti yapılmış ise de, hükme esas alınan 12.02.2018 tarihli ek raporda, asıl dava yönünden 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa Göre El Konulan Akaryakıtın Teslimi, Muhafazası, Tasfiyesi ve Yapılan Masraflara İlişkin Uygulama Yönetmeliğine göre hesaplama yapılmış ancak Milli Savunma Bakanlığı Akaryakıt İkmal Ve Nato Pol Tesisleri İşletme Bakanlığı Ünitelerinde ve Boru Hattı İşletmelerinde Petrol Ürünlerine Uygulanacak Fire Yönetmeliği gereği ortaya çıkan normal fire oranlarının dikkate alınmadığı anlaşılmıştır. 5607 sayılı Kanun’un 5/3. bendi uyarınca, el konulan akaryakıtı muhafaza eden kişiler, niteliğinden yada muhafazasından kaynaklanan normal fire, kayıp ve benzerleri ile yetkili kuruluşlar tarafından alınacak numuneler haricinde, akaryakıtı teslim aldıkları ayniyete uygun şekilde ve miktarda teslim etmek zorundadır. Yani, davalı/birleşen davada davacı ... da yed-i emin olarak kendisine teslim edilen ürünü, niteliği gereği gerçekleşecek fire miktarı düşüldükten sonra iade ile yükümlüdür. Nitekim bilirkişilerce hazırlanan kök raporda da ürünlerin niteliği gereği ortaya çıkan fire oranları hesaplanmıştır. Ancak hükme esas alınan ek raporda, kök rapordakinin aksine fire oranları düşülmeden, teslim edilmesi gereken ürün miktarının piyasa rayiç fiyatıyla çarpılması suretiyle hesap yapılmıştır. O halde, mahkemece ürünün niteliği gereği gerçekleşecek fire miktarı da düşülerek davacının yed-i eminin elinde kalan ve iade edilmeyen ürün için alacağının hesaplanması gerektiğinden eksik ve hatalı incelemeye dayalı ek rapora itibar ederek sonuca varılması doğru olmamıştır.
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı/birleşen davada davalı vekilinin tüm, davalı/birleşen davada davacı ...’ın sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı/birleşen davada davacı ...’ın asıl ve birleşen davaya yönelik temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı/birleşen davada davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl davada davacı/birleşen davada davalıdan alınarak asıl davada davalı/birleşen davada davacı ...'a verilmesine, asıl davada davacı/birleşen davada davalıdan harç alınmasına yer olmadığına, 25/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.