5237 sayılı TCK’nın 157/1, 50/1-a, 52/2, 52/4,53,58/6. maddeleri gereğince mahkumiyetine

Sanığın dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığa atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaşma bürosuna tevdii edildiği ancak; uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;

Hakkında daha önce aynı olay nedeniyle kamu davası açılarak cezalandırılmasına karar verilen ... isimli şahsın kendisini müştekiye ... ismiyle tanıttığı, müştekiden bir arkadaşında 60000 mark para olduğunu ve bu paraları kullanamadığından euroya çevrilmesi için yardımcı olmasını istediği, müştekinin de Avrupa'da çalıştığından bunu kabul ettiği, müşteki ile ...’in ... ilçesinde buluştukları, 60000 marka karşılık 40000 TL'ye anlaştıkları, müştekinin markları görmek istediğinde ... isimli şahsın kendi cep telefonundan sanık ...’in kullanımında olan ... numaralı telefonu aradığı, sanık ...’in de olay yerine gelip “annem parayı görmek istiyor” dediği, markları görmek isteyen müştekinin ...'in nüfus cüzdanını vermesi üzerine paraları bu kişilere verdiği, daha sonra... ve sanık ...’in markları getirmemesi üzerine dolandırıldığını anladığı, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği iddia olunan somut olayda;sanık savunması, müşteki beyanı, tanık anlatımı ve tüm dosya kapsamından sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna ilişkin mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın atılı suçu işlemediğine, beraat etmesi gerektiğine ilişkin ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 25/02/2020 tarihinde oy bilriğiyle karar verildi.