Sanık ...'un kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, mala zarar verme suçlarından beraatine kasten yaralama suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına; sanık ...'in tehdit suçundan beraatine, 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına

İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi.
Sanık ... hakkında kasten yaralama ve sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından dolayı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince verilen hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların aynı Kanunun 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil kararlardan olup temyiz yeteneğinin bulunmadığı anlaşıldığından, O Yer Cumhuriyet Savcısının bu hükümlere yönelik temyiz isteminin aynı Kanunun 264. maddesi hükmüne göre itiraz niteliğinde kabul edilip gerekli karar, mahallinde merciince verilmek üzere incelemenin sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, mala zarar verme suçlarından ve sanık ... hakkında tehdit suçundan kurulan beraat hükümleriyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında tehdit suçundan kurulan beraat hükmünün incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan, O Yer Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve mala zarar verme suçlarından kurulan beraat hükümlerinin temyiz incelemesine gelince;
Mağdurenin aşamalardaki samimi anlatımları ile bunu destekler nitelikteki 22.08.2010 tarihli, 725 sayılı doktor raporu ve tanık ...'in soruşturma evresinde verdiği beyanı nazara alındığında, suç tarihinden önce sanığın, gayri resmi birlikte yaşadığı mağdurenin olay gecesi çalıştığı bardan eve geç dönmesinin ardından çıkan tartışmada onu dövdüğü ve bu nedenle kendisinden şikayetçi olacağını söyleyerek evden ayrılmak istemesi üzerine dış kapıyı anahtarla içeriden kilitleyip zor kullanmak suretiyle alıkoyduğu mağdurenin taşıdığı cep telefonunu elinden alarak kırdığı tüm dosya içeriğinden anlaşıldığından, sanığın atılı suçlardan dolayı 5237 sayılı TCK'nın 109/2, 151/1. maddeleri gereğince cezalandırılması yerine oluşa uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 03.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.