Mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mahkemece oluşa uygun şekilde sanığın eyleminin cebir kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu kabul edilmesine rağmen, önce 5237 sayılı TCK'nın 109/1 daha sonra 109/2. maddeleri tatbik edilmek suretiyle kademeli uygulama yapılması, ceza miktarı itibariyle sonuca etkili olmadığından ve suç tarihinde onsekiz yaşından küçük olan mağdura yönelik işlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hüküm kurulurken, TCK'nın 109/3-f. maddesinin uygulanmaması ise karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, hükümden sonra 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Adli Emanetin 2008/961 sırasında kayıtlı olup dosya arasına sehven alındığı ve mevcut dosya ile irtibatı bulunmadığı anlaşılan onsekiz adet CD'nin asıl dosyasına tevdiine karar verilmesi yerine yazılı şekilde delil olarak dosyada muhafazasına hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak, "...Emanetin 2009/861 sırasında kayıtlı CD'lerin dosyada delil olarak muhafazasına..." ibaresinin karardan çıkartılması suretiyle eleştiriler dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.