TCK'nın 157/1,62,52/2-/4,53. maddeler gereğince mahkumiyet(ayrı ayrı)
Dolandırıcılık suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanıklar tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık ...'nin, evlenme bahanesiyle mağdurla tanıştığı, diğer sanığın da aracılık ettiği, mağdurun verdiği para ve altınların alınmasından sonra sanıkların değişik bir bahaneyle ortadan kayboldukları, böylece dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda,
Gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından; sanık ... aşamalarda değişmeyen ifadelerinde, daha önce kimliğinin kaybolması nedeniyle başına böyle bir iş geldiğini belirterek olayla ilgisi olmadığını ifade ettiği, bu sanığın ifadesinin de talimatla alındığı, mağdura soruşturma ve kovuşturma aşamasında kendisini dolandıran şahsın sanık olup olmadığı hususunda herhangi bir canlı teşhis de yaptırılmamış olması karşısında, mağdur ile sanığın mahkemede yüzleştirilerek dolandırıcılık yapan kişinin sanık olup olmadığının kesin olarak belirlenmesi, bu mümkün olmadığı takdirde sanığın teşhise elverişli olan ve bütün yönlerden çekilmiş yeni fotoğraflarının temin edilerek kesin teşhisinin sağlanması, sanıklar ve mağdurun ayrıntılı olarak yeniden ifadesinin alınarak, sanık ... ile mağdurun karı koca hayatı yaşayıp yaşamadıkları, aynı evde bulunup bulunmadıkları ve ne kadar birlikte yaşadıkları hususlarının sorulması, sanıkların suç işleme kastıyla hareket edip etmedikleri ve eylemin, normal bir birlikteliğin değişik nedenlerle sonuçlandırılması
mahiyetinde olup olmadığı hususlarının karar yerinde tartışılması, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiren, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanıkların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 03/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.