Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usûl hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 18.05.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.

2. Kırşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan beraat kararı verilmiştir.

Cumhuriyet savcısının temyiz sebebi; sübuta ilişkindir.

1. Dava konusu olay; mağdurun kullanmakta olduğu cep telefonuna 25.12.2014 günü saat 18: 00 sıralarında kredi kartı aidatı ve kredi dosya masrafı ile ilgili başvuru yapılması ile ilgili mesaj geldiği, geçmişte kredi çeken mağdurun elde edeceği para iadesi ile ilgili mesajın içeriğine itibar ederek mesajda belirtilen numarayı aradığı, kimlik ve kredi kartı bilgilerini paylaştığı, banka dosya masrafı ve kredi kartı iadesi ile ilgili mağdurdan 1.100,00 TL ücret kesintisi yapacaklarını söylediği, bu şekilde temin ettiği kart numarası, son kullanma tarihi ve güvenlik numarası bilgilerini mail order sistemiyle kullanarak ... İletişim Pazarlama isimli işyerinden 1.100,00 TL çekim işlemi yapılarak yarar sağladığı iddiasına ilişkindir.

2. Mağdurun kredi kartı bilgileri kullanılarak 25.12.2014 tarihli ... İletişim Pazarlama isimli işyerinden 1.100,00 TL çekim yapıldığı tespit edilmiştir.

3. Mağdur beyanında; '' 25.12.2014 günü cep telefonuma gelen mesajda kredi kartı aidat iade işlemleri ve dosya masrafları ile ilgili irtibat numarası yazılmıştı, ben o numarayı aradım, bana 10 yıllık süreç zarfında 4.465 TL parayı iade alabileceğimi söylediler, ancak bunun için 1.100 TL avukatlık ücreti ödemem gerektiğini, bu paranında kredi kartımdan kesileceğini söylediler, bana bu parayı 25.01.2015 tarihinde ödeyeceğim söylendi, benden T.C kimlik numarası ve banka kredi kartı numarası istenildi, işlemi onaylayıp onaylanmadığım soruldu, ben onayladığımı belirttim, ben ertesi gün yani 26/12/2014 günü şüphe üzerine bankaya gittim, kredi kartımda 1.100 TL para kesildiğini anladım, daha sonra şikayetçi oldum, ben şikayetçi olduktan sonra aynı gün yani 26/12/2014 günü paranın hesabıma iade edildiğini öğrendim, herhangi bir zararım yoktur, şikayetimden vazgeçiyorum'' şeklinde açıklamada bulunmuştur.

4. Sanık savunmasında; ''Suçlamaları kesinlikle kabul etmem. Yaklaşık 20 çalışanı bulunan bir firmaydık. İnternet üzerinden verilen sitelere verilen reklamlar ve cep telefonlarına gönderilen tanıtım smsleri aracılığıyla müşteri fortföyü oluşturmayı amaçlıyorduk. Müşteki de ifadesinde belirttiği gibi kendisi bizi aramıştır. Serhat Pek isimli bir şahıs çalışanımız yoktur. Muhtemelen müşteki yanlış anlamıştır. Verdiğim SGK bilgilerinde tüm çalışanlarımızın isimleri yazıyor. Müşteki bizi aradı. Bilgilendirme yaptık. Daha sonra bizimle yapmak isterlerse danışmanlık ücreti karşılığında yardımcı olabileceğimizi söyledik. Müşteki kabul edince ödeme seçenekleri sunduk. Ya kredi kartı üzerinde ödeme alınır ya da şahıs firması olduğu için şahsıma ait şirket hesabıma havale ya da eft yoluyla ödeme yapılabilir. Müşteki kredi kartı ile ödemeyi seçmiştir. Kendisinin verdiği kredi kartı bilgisi üzerine 3 D güvenlikli olarak işlemi sağlanmış, daha sonra gün içinde teyit araması yapılarak müşteriden onay alınmış ve işlemleri tamamlanmıştır. İddianamede iadesinin yapıldığı belirtilmiş, ben suçlamayı kabul etmiyorum. Aradan zaman geçmiştir. İddianamede yazdığına göre iadesini almış, iddianameden anlaşıldığına göre müşteki bizi aramış, bizde parasını iade etmişiz. Kötü niyetli olsaydık, iade sağlanmazdı. Şirket hatları benim adıma kayıtlıdır. Şirketim benim adımadır. Bunların hepsinin dosya kapsamında göz önüne alınarak beraatime karar verilmesini talep ediyorum,'' şeklinde beyanda bulunmuştur.

5. Mağdur ile iletişim kurulan telefon hatlarının sanık adına olduğu belirlenmiştir.

1. Olay ve olgularda belirtilen hususlar dikkate alındığında danışmanlık firması sahibi olan ve olay günü mağdura ulaşan sanığın dosya masrafları iadesi konusunda katılanı ikna ederek kredi kart bilgilerini paylaşmasını sağladıktan sonra bilgisi dışında internet ortamında tek seferde harcama yapmak suretiyle başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği, sanık her ne kadar ''çağrı merkezi hizmeti verdiğini" beyan ederek suçlamayı kabul etmemiş ise de, müştekinin iradesini fesada uğratarak elde ettiği banka kartı bilgilerini kullanarak rızası dışında çekim işlemi yapıldığı, yine sanığın yanında çalışan ve aramayı gerçekleştiren personelin, kendisinin emir ve talimatları doğrultusunda hareket ettiği kuşkusuz olduğundan aramanın sanık tarafından yapılıp yapılmadığı hususunun da sanığın cezai sorumluluğu açısından önem arz etmediği anlaşılmakla; mağdura ait kredi kartı ile çekim yapılan işyeri olan ... İletişim Pazarlama isimli işyerinin sanığa ait olup olmadığı araştırılarak sanığa ait olduğu belirlendiğinde sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin, sanık ait olmadığı belirlenirse menfaat temin edilip edilmediği tespit edilerek sanık hakkında teşebbüs hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı da değerlendirilerek sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kırşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2023 tarihinde karar verildi.