Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Borçlu vekili takipte faize faiz işletildiği iddiasıyla icra emrinin iptalini talep etmiştir.

Mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmiş olup hüküm alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nun ... sayılı kararında vurgulandığı üzere; "İlamların infaz edilecek kısmı hüküm bölümüdür. Diğer bir anlatımla, hükmün içeriğinin aynen infazı zorunludur. O nedenle sınırlı yetkili icra mahkemesince ilamın infaz edilecek kısmı yorum yoluyla belirlenemez."
Somut olayda, icra takibinin dayanağı olan ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı ilamında ''... ... 1. İcra Müdürlüğü' nün ... sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla 1.470,31 TL' si asıl alacak, 16.506,78 TL'si temerrüt faizi, 870,37 TL'si BSMV olmak üzere 18.847,46 TL'sinin 08.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek %165 temerrüt faizi ile %5 BSMV ile birlikte tahsil edilerek davacıya verilmesine...'' karar verilmiştir. Mahkemece aldırılan 17.09.2014 tarihli bilirkişi raporunda alternatifli hesaplama yapılmıştır. İllk alternatifte sadece asıl alacak olan 1.470,31 TL'ye %165 temerrüt faizi, ikinci alternatifte ise 18.847,46 TL'ye %165 temerrüt faizi işletilmiştir. Mahkemece takip dayanağı ilamda açıkça 18.847,46 TL'nin 08.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek %165 temerrüt faizi ile %5 BSMV ile birlikte tahsiline karar verildiği ve bu yöndeki hesaplamanın kabul edileceği gözardı edilerek ilama aykırı olacak şekilde sadece asıl alacak üzerinden faiz hesaplaması yapılan kısma itibar edilerek sonuca gidilmesi doğru değildir.

Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
03.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.