SUÇLAR: Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 42 nci maddesinin birinci fıkrasına göre, eski hale getirme talebi hakkında inceleme merciinin Yargıtay'ın ilgili dairesi olması nedeniyle 13.05.2016 tarihli ek kararın hukuki değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Sanık hakkında kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.11.2006 tarihli ve 2006/6-123 Esas, 2006/229 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 231 inci maddesinin ikinci fıkrası, 232 nci maddesinin altıncı fıkrası, 291 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, merci, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerektiği; sanığın yüzüne karşı verilen hükümde, "kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin" belirtilmediği anlaşılmakla, sanığın öğrenme üzerine verdiği 11.05.2016 tarihli dilekçesinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2015 tarihli ve 2015/512 Esas, 2015/884 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği; kararın temyizine ve lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkindir.

Sanığın, mağdura ait pasaportu kullanarak şikayetçinin yetkilisi olduğu iletişim bayisinden kampanyalı olarak bilgisayar aldığı, taksitlerin faturaya yansıtılması üzerine mağdurun olayı öğrendiği ve sanık hakkında şikayetçi olunduğu, soruşturma aşamasında borcun ödendiği, bu şekilde sanığın üzerine atılı suçları işlediği iddia olunan olayda; nüfus idaresinin maddi varlıklarından olan pasaport fotokopisinin kullanılmış olması karşısında, eylemlerin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56 ncı maddesi delaletiyle 63 üncü maddesinin onuncu fıkrasında düzenlenen suçları oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine, yargılamaya devamla dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2015 tarihli ve 2015/512 Esas, 2015/884 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış haklarının gözetilmesine,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.12.2023 tarihinde karar verildi.