Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Üst Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

I-Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Yüzlerine karşı 05/06/2013 tarihinde verilen kararı, 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süreden sonra 26/06/2013 ve 27/06/2013 tarihlerinde temyiz eden suça sürüklenen çocuklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz isteklerinin aynı Kanun'un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,

II-Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin ve üst Cumhuriyet savcısının suça sürüklenen çocuklar ... ile ... hakkında temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamenin sosyal inceleme raporu nedeniyle ödenecek masrafın, suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilmesine yönelik “3” numaralı ve kısmi iade nedeniyle TCK'nın 168. maddesi uyarınca ceza indiriminden sadece iadede bulunan yararlanabileceğinden bu anlamda kısmi iadede bulunmayan suça sürüklenen çocuk ...'in de yararlanmasına yönelik “2” numaralı bozma isteyen düşüncesine katılınmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1) Yakınanın evinin önüne yol kenarına kilitleyerek park ettiği motosikletinin çalınması biçimindeki eylemin, TCK'nın 142/1-e maddesindeki hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanun'un 141/1. maddesiyle uygulama yapılarak eksik ceza tayini,
2) Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan ve fiili işlediği tarihte 18 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk ... hakkında hükmolunan 6 ay 20 gün hapis cezasının, TCK’nın 50. maddesinin 3. fıkrası gereğince, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
3) 15-18 yaş grubunda olup ceza sorumluğu bulunan ve mahkumiyetine karar verilen suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 11. maddesine aykırı olarak aynı Kanun'un 5/1-a maddesindeki danışmanlık tedbirinin de uygulanmasına karar verilmesi,
4) Yakınanın kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde zararının giderildiğini söylemesine karşın zararın ne zaman giderildiğinin anlaşılamaması karşısında, öncelikle zararın ne zaman giderildiği tespit edilerek kovuşturma başlamadan önce zararın giderildiğinin anlaşılması halinde suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesinin uygulanması, aksi halde aynı Kanun'un 168/2. maddesinin uygulanması gerekeceği gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin ve üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 27/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.