Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize haklarının ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.(Kapatılan) Dağ, Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 12.06.2013 tarihli ve 2013/289 Esas, 2013/213 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında firar suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim
süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 27.07.2013 tarihinde kesinleşmiştir.
2.Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 27.07.2013 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 18.08.2013 tarihinde tehdit suçunu işlediğinin Bingöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.05.2015 tarihli ve 2014/273 Esas, 2015/407 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine (Kapatılan) Dağ, Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 13.05.2016 tarihli ve 2015/326 Esas, 2016/156 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında (Kapatılan) Dağ, Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 12.06.2013 tarihli ve 2013/289 Esas, 2013/213 Karar sayılı, açıklanması geri bırakılan hükmünün açıklanmasına, sanığın firar suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.(Kapatılan) Dağ, Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 13.05.2016 tarihli ve 2015/326 Esas, 2016/156 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, (Kapatılan) Askeri Yargıtay 1. Dairesinin 05.10.2016 tarihli ve 2016/538 Esas, 2016/574 Karar sayılı ilamıyla, mahkûmiyet hükmünün usul ve noksan soruşturma yönlerinden bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; Akseki Asliye Ceza Mahkemesinin 21.05.2019 tarihli ve 2017/86 Esas, 2019/71 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında firar suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 73 üncü maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık müdafiin temyiz istemi; sanığın hastalığı sebebiyle suç işleme kastının bulunmadığına, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığına ve cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmemiş olmasının yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
1.Yapılan incelemede; sanığın askerlik hizmetini yaptığı sırada 10.08.2012 tarihinde Birliğinden izinsiz ayrıldığı, önce Antalya'ya, ardından İstanbul'a gittiği, daha sonra Bingöl'de bulunan ailesinin yanına gittiği, ailesinin yanında iken ailesinin isteği üzerine Elazığ Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde bir süre tedavi gördüğü, tedaviden sonra tekrar İstanbul'a döndüğü, ardından bir kaç gün sonra İstanbul/Pendik Askerlik Şubesi Başkanlığına teslim olduğu maddi vakıa olarak belirlenmiştir.
2.Sanığın ikrar içeren aşamalardaki savunmaları dosyada mevcuttur.
3.GATA ... Hastanesi tarafından 07.02.2013 tarihli ve 1851 sayılı Sağlık Kurulu Raporu ve 14.02.2013 tarihli adli rapor düzenlenerek; sanığın halen askerliğe elverişli olmadığı, askerliğe elverişsizlik halinin suç tarihlerini kapsamadığı ve 5237 sayılı Kanun'un 32 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarından faydalanamayacağı tespitlerine yer verilmiştir.
4.Bingöl Askerlik Şubesi Başkanlığının 19.01.2018 tarihli yazısında; şahsi dosyası imha edilen sanığın Elazığ Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde tedavi gördüğüne dair herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı bildirilerek ekinde sanığın terhis belgesi ve TSK Sağlık Kurulu Raporu gönderilmiştir.
5.Sanığın birliğinden firar ettiğine ve kendiliğinden Askerlik Şubesine başvurduğuna dair tutanak, vaka kanaat raporu, sanığa ait sağlık kayıtları, farklı suçlardan hakkında verilmiş olan mahkumiyet hükümlerine ilişkin adli evrak ve diğer belgeler incelenerek değerlendirilmiştir.
6.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
1.GATA ... Hastanesi tarafından 07.02.2013 tarihli ve 1851 sayılı Sağlık Kurulu Raporu ve 14.02.2013 tarihli adli rapor içerikleri ve 5237 sayılı Kanun'un 62,50 ve 51 inci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen hükümlerin uygulanmamasına ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafiin bu yöndeki temyiz sebepleri kabul edilmemiştir.
2.1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı firar suçu, ... kişinin, kıtasından veya görevi icabı hazır bulunmak zorunda olduğu yerden bilerek ve isteyerek izinsiz olarak altı günden fazla bir süreyle uzaklaşmasıyla oluşan, özel kastın (saikin) aranmadığı, genel kastla işlenen bir suç olduğu ve unsurları arasında mazeret hâline yer verilmediği hususları göz önüne alındığında, tetkik edilen tüm dosya kapsamına göre; suç tarihinde askerliğe elverişliliği konusunda şüphe bulunmayan sanığın, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının a bendinde düzenlenen ve özgü (mahsus) suçlardan olup, yalnızca ... kişiler tarafından işlenebilen "firar" suçunu işlediği ve savunmalarında da suçunu ikrar ettiği belirlenmekle, eylemi sabit görülerek Mahkemece, sanık hakkında alt sınırdan ceza tayin edilip, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması suretiyle mahkûmiyet hükmü kurulmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
3.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 10.08.2012-04.10.2012 yerine 10.08.2012 olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak görülmüştür.
4.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak; hükümden sonra 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişikliklerin, infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.
5.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Akseki Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.05.2019 tarihli ve 2017/86 Esas, 2019/71 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.12.2023 tarihinde karar verildi.