İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 12.06.2019 tarihinde tebliği üzerine davalı vekilinin aynı tarihte verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu ile temyiz isteminde bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 27.07.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının 29.07.2016 tarihinde gözaltına alınarak aynı tarihte tutuklandığı, 19.09.2017 tarihinde tahliye edildiğini, yapılan yargılama neticesinde beraatine hükmedildiğini belirtmiş, bu kapsamda 175.000,00 TL maddi ve 700.000,00 TL manevi tazminatın 29.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 06.09.2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava süresi ve mükerrer dava bakımından araştırma yapılması gerektiğini, tazminat koşullarının oluşmadığını, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu, davanın reddedilen kısmı bakımından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ve davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir.
3. Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.01.2019 tarihli ve 2018/361 Esas, 2019/28 Karar sayılı kararı ile maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.05.2019 tarihli ve 2019/667 Esas, 2019/750 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 07.10.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı lehine eksik manevi tazminata hükmolunduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasını talep etmiştir.
1. Davacı vekilinin temyiz istemi; davacının ihraç edildiği süreçte mahrum kaldığı OYAK kesintisi ve kar payının, gidemediği görevlerden dolayı ek gelir kaybının, uçuş hizmet tazminatının, cezaevi harcamalarının ve yakınlarının cezaevi ziyareti nedeniyle oluşan giderlerin maddi tazminat kapsamında ödenmesi gerektiğine ve eksik manevi tazminata hükmolunduğuna ilişkindir.
2. Davalı vekilinin temyiz istemi, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğuna ve davanın reddedilen kısmı bakımından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçesinde "... Dosyamız davacısı ...'ın iş bu dosyada sanık olup, yapılan yargılama sonunda "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan 22.05.2018 tarihinde beraatine karar verildiği, bu dosyada davacı ...'ın 29/07/2016 tarihinde gözaltında kaldığı, 29/07/2016 - 19/09/2017 tarihleri arasında tutuklu olarak bulunduğu ve tutuklama müzekkeresinin infaz edildiği,
Kararın dosyamız davacısı yönünden 30/05/2018 tarihinde kesinleştirildiği, kesinleşmeden sonra sanığa yeni bir tebligat yapılmadığı ve davanın 27/07/2018 tarihinde ve süresinde açılmış olduğu,
Davacının haksız tutuklama tarihlerine konu sürenin başka bir cezasından mahsup edilmediğinin anlaşıldığı,
Davacı hakkında daha önceden tazminat konusunda başka bir mahkemece verilmiş tazminat kararı bulunmadığı ve davacıya merkezde yapılmış her hangi bir ödeme kaydı ile ödenek gönderimi işlemine rastlanmadığının bildirildiği,
Davacı vekilinin mahkememiz huzurunda alınan beyanında davacının haksız gözaltı ve tutuklama işlemi uygulandığı esnada astsubay olarak görev yaptığını, 27/07/2016 tarihinde 668 sayılı KHK ile ihraç edildiğini, 701 sayılı KHK ile 2018 yılının Temmuz ayında görevine iade edildiğini ve Eskişehir 1. Ana Jet Üssü'ne tayin olduğunu beyan ettiği, bu sebeple davacının gözaltı ve tutuklulukta geçen süreye ilişkin özlük haklarına yönelik maddi tazminat kalemleri hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına gerek olmadığı zira davacının bu yöndeki taleplerinin davacının görevine iade edilmiş olması nedeniyle idari dava konusu olup idari yargının görev alanına dahil olduğu, davacının ailesinin cezaevi ziyaretleri sebebiyle yaptıkları ulaşım ve konaklamadan kaynaklı masraflar ile kendisinin cezaevinde yapmış olduğu masrafların maddi tazminata konu olamayacakları, sadece davacının ceza yargılaması sırasında kendisini vekille temsil ettirmesi sebebiyle ödediği avukatlık ücretinin koruma tedbirleri nedeniyle maddi tazminata konu olabileceği ancak davacının dilekçesinde bu yönde bir talebi bulunmadığından maddi tazminata ilişkin taleplerinin tümüyle reddi gerektiği,
Davacının yargılandığı ceza dosyasında yaklaşık 13 ay gibi uzun bir süre tutuklu kaldığı, gözaltında ve tutuklu kaldığı süre içinde ve tahliye olmasından sonra çevresi tarafından hakir görüldüğü bu durumun davacının kişilik haklarına zarar verdiği, onun manevi olarak elem ve üzüntü duymasına neden olduğu, bunun giderilmesi gerektiği anlaşılmakla, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmadığı, duyulan elem ve üzüntü ile orantılı olması gerektiği, davalı için de bir ceza niteliğine dönüşmemesi gerektiği şeklindeki kriterleri dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları gereği manevi tazminata da hükmedilmesi gerekeceği,
...
Tüm bu değerlendirmeler ışığında fazlaya ilişkin taleplerin reddi ile davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesi, davacı vekili tarafından tazminat kalemlerinin haksız gözaltı tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesi talep edilmiş olduğundan haksız gözaltı tarihi olan 29/07/2016 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması,davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden 694 sayılı KHK'nın 144. maddesi ile değişik CMK 142. maddesi gereği, hükmedilen toplam tazminat miktarı olan 20.000,00 TL üzerinden 2.400 TL nisbi avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği, sonuç ve kanaatleri mahkememizde hasıl olmakla usul ve kanuna uygun aşağıdaki hükme varılmıştır." denilmektedir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Tazminat talebinin dayanağı olan Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/275 Esas – 2018/187 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahı örgüt suçundan 29.07.2016 - 19.09.2017 tarihleri arasında 417 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 30.05.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
A. Davacı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak
1. Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre, davacının ihraç edildiği süreçte mahrum kaldığı OYAK kesintisi ve kar payı, gidemediği görevlerden dolayı ek gelir kaybı, uçuş hizmet tazminatı, cezaevi harcamaları ve yakınlarının cezaevi ziyareti nedeniyle oluşan giderler gerçek zarar kapsamında değerlendirilemeyecek olup, bu kalemlerin maddi tazminat olarak ödenmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin bu hususlara ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
2. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Davalı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak
1. Davacı lehine eksik manevi tazminata hükmedilmesi hususu bozma nedeni yapıldığından davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğuna yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
2. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünün (A.2) numaralı bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.05.2019 tarihli ve 2019/667 Esas, 2019/750 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2023 tarihinde karar verildi.