Düzeltilerek İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Davacı vekili 07.12.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; " müvekkilinin silahlı terör örgütüne üye olma ve terör örgütü propagandası yapmak suçlamasıyla yürütülen soruşturmada kapsamında 31.07.2016-01.08.2016 tarihleri arasında göz altında kaldığını, davacının kendisine ait olan ve yolcu taşımacılığı faaliyetini yürüttüğü ...plakalı otobüsün Pamukova Sulh Ceza Hakimliğinin 18.08.2016 tarih 2016/143 D.iş sayılı kararı ile aracına el konularak yediemin parkına çekildiğini, sonrasında Pamukova Sulh Ceza Hakimliğinin 21.09.2016 tarih 2016/187 D.iş sayılı kararı ile araçtaki yakalama ve el koyma kararının kaldırılarak trafik kaydına şerh düşülmesine karar verildiğini, yapılan soruşturma neticesinde müvekkili hakkında kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildiğini belirterek; 50.000 TL manevi tazminat ve ticari faaliyetine konu aracının el koyma neticesinde bağlanması sonucu çalışamaması nedeni ile uğradığı kazanç kaybı, vekaletnameli avukatına ödediği avukat ücreti ve aracın bağlı bulunduğu süre için yediemin olarak ödenen miktarlar toplamı olarak 50.000 TL maddi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini" talep etmiştir.

2. Davalı vekili 31.12.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; " davanın süresinde açılmadığını, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir.

3. Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin,12.03.2019
tarihli ve 2018/387 Esas 2019/116 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.09.2019 tarihli ve 2019/825 Esas 2019/495 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ... davalı vekilinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.10.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının düşük olduğuna, avukatlık ücretinin ve araca el konulması nedeniyle yediemine yapılan ücretin maddi tazminata dahil edilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabul;
İlk Derece Mahkemesince; davacının ...plakalı otobüsü ile S.S 37 Sakarya VİB Otobüsçüler ve Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifine bağlı olarak İstanbul-Sakarya arasında şehirlerarası yolcu taşımacılığı yaptığı, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/21135 sayılı soruşturma numarası ile hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan soruşturma başlatıldığı, 31.07.2016-01.08.2016 tarihleri arasında göz altında kaldığı, 06.09.2018 tarih 2018/14350 K. Numaralı takipsizlik kararıyla hakkında kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildiği, davacının kendisine ait ...plakalı otobüsü ile yolcu taşımacılığı faaliyetini sürdüğü Pamukova Sulh Ceza Hakimliğinin 18.08.2016 tarih 2016/143 d.iş sayılı kararı ile verilen el koyma neticesinde otobüsün 23.08.2016-21.09.2016 tarihleri arasında fiilen el koyularak trafikten men edilmiş olduğu, sonrasında Pamukva Sulh Ceza Hakimliğinin 21.09.2016 tarih 2016/187 D. İş sayılı kararı ile araçtaki yakalama ve el koyma kararının kaldırıldığı, böylece sanığın 31.07.2016-01.08.2016 tarihleri arasında gözaltında kaldığı ve 23.08.2016-21.09.2016 tarihleri arasında aracına el konulması sebebiyle yolcu taşımacılığı yapamadığı, dosyada herhangi bir mahsup kararının bulunmadığı, Bilirkişi tarafından düzenlenen 11.02.2019 ve 04.03.2019 tarihli raporlarında, davacının gözaltında kaldığı süre içinde çalışamaması nedeniyle 203,56 maddi zararı olduğu ve davacının aracının 23.08.2016-21.09.2016 tarihleri arasında trafikten men ve muhafaza altına alınması sonucu oluşan zararının, Sakarya Otobüsçüler ve Servis Araçları Odası'nın beyanına göre 15.000 TL, Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası'nın beyan ettiği ortalama gelir üzerinden 32.500 TL, davacının beyan ettiği gelir vergisi beyannamesine göre 3.330 TL olduğunun rapor edildiği sabit olup, mahkememizce davacının şahsının maddi kaybı için yapılan hesap yerinde görülerek maddi tazminat ve buna dayalı manevi tazminat talebi kısmen kabul edildiği, manevi tazminat talebi hakkında karar verilirken suçlamanın ağırlığı da dikkate alınarak haksız olarak gözaltında kaldığı süreler için 500 TL ye hükmedildiği, davacının el koyulan ...palakalı otobüsüyle ilgili maddi kaybına gelince: CMK'nın 141/1-j. Maddesinde haksız el koyma tazminat isteme sebebi olarak kabul edilmiş olup, bilirkişinin tespit ettiği Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası'nın bildirdiği ortalama gelir üzerinden hesaplanan 32.500 TL'nin beyan edilen gelir vergisine göre çok yüksek olduğu, ayrıca tahmini bir meblağ bildirildiği anlaşılmakla bu rakam üzerinden maddi tazminat ödenmesi mümkün görülmediği, davacının beyan ettiği gelir vergisi beyannamesine göre 3.330 TL hesaplanmış ise de yaz dönemi için 45 kişilik bir yolcu otobüsünün gelirinin bu rakamdan fazla olacağı, zira iki kişinin asgari ücretinden bile az gelir elde edilmesi halinde otobüsü işletmenin mümkün olmayacağı düşünüldüğünden bu miktar üzerinden de hesaplama yapılmadığı, Sakarya Otobüsçüler ve Servis Araçları Odası'nın beyanına göre göre 15.000 TL belirleyen bilirkişinin tespit ettiği bu miktar makul bir meblağ olarak kabul edilmiş ve otobüse el koyulmasından kaynaklanan gelir kaybının net 15.000 TL olduğu kabul edilerek bu husustaki maddi tazminat da kısmen kabul edildiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile; CMK’nın 141.vd. maddeleri gereğince davacının gözaltında kalması sebebiyle 203,56 TL, ...plakalı araca el koyulması sebebiyle 15.000 TL olmak üzere 15.203,56 TL maddi ve 500 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, maddi tazminatın 203,56 TL'sine ve 500 TL manevi tazminata talep gibi haksız gözaltı tarihi olan 31.07.2016 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, maddi tazminatın 15.000 TL'sine el koyma tarihi olan 23.08.2016 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
Bölge Adliye Mahkemesince; gerçek maddi zararın tespitinde davacı tarafından verilen ve dosya arasına alınan gelir vergisi beyannamesinin hesaplamaya esas alınması gerekirken, Sakarya Otobüsçüler ve Servis Araçları Odasının "yaklaşık" ibaresini kullanarak tespit ettiği miktar üzerinden gerçekleştirilen hesaplama ile fazla miktarda maddi tazminata hükmolunmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün 2. ve 4. fıkralarından "15.000 TL" ibaresi çıkartılarak yerine "3.330,95 TL" ibaresinin yazılması, hükmün vekalet ücretine ilişkin kısmından "1.884,36 TL" ibaresi çıkartılarak yerine "1.056 TL" ibaresinin yazılması sureti ile sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hüküm düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Tazminat davasının dayanağını oluşturan Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/21135 sayılı soruşturma dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olmak ve terör örgütü propagandası yapmak suçlarından dolayı gözaltına alınan davacının Pamukova Sulh Ceza Hakimliğinin 04.08.2016 tarihli 2016/20 D.İş sayılı kararıyla adli kontrol altına alınarak serbest bırakılmasına karar verildiği, yine Pamukova Sulh Ceza Hakimliğinin 18.08.2016 tarih ve 2016/143 D.İş sayılı kararıyla davacıya ait araçlara el konulmasına karar verilmesi üzerine ...plakalı otobüsün 23.08.2016 tarihinde muhafaza altına alındığı, Pamukova Sulh Ceza Hakimliğinin 21.09.2016 tarihli 2016/187 D.İş sayılı kararıyla kara, deniz ve hava ulaşım araçlarına el konulmasına şeklinde verilen kararın şerh konulması şeklinde düzeltilmesine karar verilmesi üzerine dava konusu ...plakalı aracın davacıya 21.09.2016 tarihinde teslim edildiği, davacı hakkında yürütülen soruştuma sonunda 06.09.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, gözaltına alınma ve el koyma tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğu anlaşılmıştır.

Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;

1.Davacının göz altına alınması nedeniyle tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirme de;

A. Davacının gözaltına alındığı ilk gün hesaba katılmak suretiyle 2 gün üzerinden hesap yapılması suretiyle maddi tazminatın 1 gün süre ile fazla belirlendiği buna göre maddi tazminatın fazla tayini hukuka aykırı görülmüş ise de temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.

B. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine göz altında kalması nedeniyle hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, göz altına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, göz altında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınarak somut olayda 1 gün göz altında kaldığı kabul edilen davacı lehine hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olması hukuka aykırı görülmüş ise de temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.

2.Davacının el koyulan ...plakalı aracıyla ilgili tazminat talebi yönünden yapılan incelemede;

Bölge Adliye Mahkemesince CMK'nın 141/1-j. maddesinde gereğince el koymanın haksız olduğunun kabulü ile ilk derece mahkemesince gerçek maddi zararın tespitinde davacı tarafından verilen ve dosya arasına alınan gelir vergisi beyannamesinin hesaplamaya esas alınması gerekirken, Sakarya Otobüsçüler ve Servis Araçları Odasının "yaklaşık" ibaresini kullanarak tespit ettiği miktar üzerinden gerçekleştirilen hesaplama ile fazla miktarda maddi tazminata hükmolunmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle 04.03.2019 tarihli bilirkişi ek raporunda davacının beyan ettiği gelir vergisi beyannamesine göre hesaplanan 3.330 TL tazminata hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiş olup, davacı vekili tarafından talep edilen ve haksız el koyma nedeniyle ödendiği iddia edilen yediemin ücretine ilişkin dosya kapsamında bir belge sunulmadığının anlaşılması karşısında; yediemin ücretinin el koyma nedeniyle hükmedilen maddi tazminata dahil edilmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

3.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas, 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere; vekalet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekalet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının, kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekalet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilmeyeceği gözetilmelidir.

Anılan ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağını oluşturan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilemeyeceği anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.09.2019 tarihli ve 2019/825 Esas 2019/495 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2023 tarihinde karar verildi.