Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 59. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2016 tarihli ve 2015/446 Esas, 2016/47 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği; daha önceden evrakta sahtecilik suçuna ilişkin mahkûmiyetinin bulunmaması nedeniyle tekerrür hükümlerinin hatalı uygulandığına, lehe hükümlerin uygulanması talebine ilişkindir.
1. Suç tarihinde alışveriş merkezi önünde bulunan sanığın şüpheli hareketlerini gören emniyet güçlerinin sanıktan kimliğini istedikleri, sanığın da İsmail Y. adına düzenlenmiş fakat üzerinde kendi fotoğrafı bulunan nüfus cüzdanını ibraz ettiği anlaşılmıştır.
2. Sanık suçu ikrar etmiş ve arama kararları bulunduğu için İsmail Y. adına sahte nüfus cüzdanı yaptırdığını beyan etmiştir.
3. Emniyet Genel Müdürlüğü İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından tanzim olunan, 22.05.2015 tarihli; " ... söz konusu kimlik belgesinin tamamen sahte olarak oluşturulduğu, ... aldatma kabiliyetini haiz olduğu," görüşünü içerir Uzmanlık Raporu dava dosyasında mevcuttur.
4. Mahkemece, suça konu belgenin incelendiği ve aldatma niteliğinin bulunduğu kanaatinin açıklandığı belirlenmiştir.
5. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.
1. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Sanık hakkında kurulan hüküm yönünden, Olay ve Olgular başlığı altında (5) numaralı paragrafta belirtilen güncel adli sicil kaydının incelenmesi neticesinde, ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2012/429 Esas ve 2013/37 Karar sayılı ilâmı ile kasıtlı bir suçtan 4 yıl 6 ay hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verildiği, bu ilâmın 31.01.2013 tarihinde kesinleştiği ve 02.08.2017 tarihinde infaz edildiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen;
"(1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.
(2)Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı;
a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl,"
Şeklindeki düzenlemeler karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasında ve netice ceza miktarı gözetilerek Mahkemece lehe hükümlerin tatbiki bakımından yapılan değerlendirme neticesinde; "Sanığın daha önce sabıkasının olması dikkate alındığında cezasının ertelenmesi halinde bir daha suç işlemekten çekineceği yönünde mahkememize olumlu kanaat oluşmadığından" şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye istinaden 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş olup sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkûmiyetinin bulunması nedeniyle de 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 59. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2016 tarihli ve 2015/446 Esas, 2016/47 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.12.2023 tarihinde karar verildi.