Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla uygulanan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çan Cumhuriyet Başsavcılığının 20.10.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan dava açılmıştır.
2. Çan Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2014/424 E., 2016/251 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan beraat kararı verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz istemi, olay günü yardımcı olmak için banka kartını alan sanığın hileli davranışlarla katılana paranın çekilemediğini söyleyerek yanından ayrıldığı, sonradan tek başına katılanın emekli maaşını çektiği, katılanın kendisine duyduğu güveni kötüye kullanarak haksız yarar sağladığı, delillerin takdirinde hata edildiği, mahkûmiyete yeterli somut delil olduğu halde beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
1. Dava konusu, katılan daha önce tanıdığı sanığa kendi rızası ile bankamatiğini vererek para çekmesini istediği, sanığın da karttan para çekemeyip kartın yenilenmesi lazım dediği, katılanın bankamatik kartını sanıkta unuttuğu, akşam olduğunda ise sanığın kartı katılana iade ettiği, sanığın kartın kendisinde bulunduğu zaman zarfı içerisinde katılan hesabından toplamda 1.347.18 TL para çekerek katılanı zarara uğrattığı, sanığın böylece başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Katılan 09.09.2014 tarihinde polis merkezi amirliğine müracaat ederek maaşını çekmesi için olay günü karşılaştığı sanığa verdiği, sanığın kartın bozuk olduğunu söylemesi üzerine ayrıldıklarını, ancak kartı sanıkta unuttuğunu, daha sonra bilgisi dışında hesabından para çekildiğini öğrendiğinden bahisle şikayetçi olması üzerine soruşturma başaltılmıştır.
3. Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası A.Ş. 17.10.2014 tarihli yazı ekinde bahse konu işleme ilişkin güvenlik kamera kaydı yazı ekinde gönderilmiştir.
4. Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası A.Ş. 27.02.2015 tarihli yazı ekinde mevduat araştırma sonuçları ve hesap hareketleri gönderilmiştir.
5. Sanık, katılandan borç istemesi üzerine kartı kendisine verdiğini, bilgisi dahilinde hesabından para çektiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre olay günü maaşını çekmek üzere gittiği yerde sanık ile karşılaşan katılanın maaşını çekmesi için maaş kartını sanığa verdiği, sanığın kartı cihaza soktuğu ancak kartın bozuk olduğunu para çekemediğini söylemesi üzerine ayrıldıkları, katılanın unuttuğu kartını geri almak üzere olayın akşamında sanıkla buluştuğu, kartın sanıkta kaldığı süre zarfında maaş kartından 1.030,00 TL para çekildiğini sonradan öğrendiği ve polis merkezine müracaat ederek şikayetçi olduğu olayda, sanığın katılan bilgi ve rızası dışında aynı gün farklı saatlerde para çekmek suretiyle zincirleme şekilde başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği sabit olmakla yazılı şekilde beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Çan Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2014/424 Esas, 2016/251 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2023 tarihinde karar verildi.