Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili, davalı ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ...'ın alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 2347 ada 1 parsel A blok 1. Kat 4 no'lu bağımsız bölüm olarak tapuda kayıtlı mesken nitelikli taşınmazını 18.11.2015 tarih 40049 yevmiye nolu işlemle davalılardan ...'ye değerinin çok altında bir bedelle devrettiğini, onun da 20.01.2016 tarih 2560 yevmiye nolu işlemle davalı ...'e devrettiğini, yine davalı borçlu ...'in alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla ... ili Osmangazi ilçesi Çekirge Mahallesi 431 ada 10 parsel 5 nolu bağımsız bölüm olarak tapuda kayıtlı dubleks mesken nitelikli taşınmazını 31.12.2015 tarih 51893 yevmiye nolu işlemle davalı ...'a değerinin çok altında bir bedelle devrettiğini belirterek söz konusu tasarrufi işlemlerin İİK 277 vd. maddeleri hükümlerine göre iptaline, İİK 283 maddesi uyarınca müvekkiline taşınmazlar üzerinde ... 16. İcra Müdürlüğü'nün 2016/1547 esas sayılı dosyasından cebri icra yolu ile alacağını alma yetkisi tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
1.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davacı banka ile dava dışı şirket arasında kredi sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeyi davalı ...'ın kefil sıfatı ile imzaladığını, şirketin durumunun ekonomik olarak iyi düzeyde olduğunu, kredi ve sair borçlarını hiç aksamadan düzenli olarak ödediğini, davalı ...’ın hissedar ve şirket müdürü olduğunu, dava dışı Gazi Kalıp San. ve Tic. Ltd. Şti.nin SGK'ya olan birikmiş borçları yüzünden davalı ...'nin taşınmazı üzerine SGK tarafından haciz konulduğunu, davalı ...'nin teyzesinin eşi olan diğer davalı ...’nin dava konusu taşınmazı satın aldığını, muvazaalı işlemi gerektirecek bir sebep olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin internette satış ilanını gördüğü dava konusu taşınmazı fiyatı ve mevkii itibariyle kendisine uygun olduğu için satın aldığını, daire sahibi ... ile 233.500,00 TL bedel üzerinden satış konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin 160.000,00 TL tutarlı konut kredisi çekerek satıcı ...'ye nakit olarak ödediğini, müvekkilinin satıcı ... ve borçlu ...'ı hiçbir şekilde tanımadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sahibinden.com isimli internet sitesinden görerek dava konusu taşınmazı ... isimli şahıstan bedeli mukabilinde satın aldığını, satıcı davalı ... ile konutun olduğu yerde tanıştığını, davalı ...'in konutu 700.000 TL bedel ile satacağını ve konutun üzerinde banka kredisi olduğunu müvekkkiline beyan ettiğini, müvekkilinin banka ile görüşerek kredi kapama miktarlarını öğrendiğini, bankanın herhangi bir sorunlu durum olmadığını beyan ettiğini, müvekkilinin taşınmazın bedelinin bir kısmını Ziraat Bankası ... Şubesi'nden konut kredisi kullanmak suretiyle ödediğini, müvekkili ile davalı ... arasında herhangi bir akrabalık ilişkisi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ...'ün 20.01.2016 tarihinde 160.000,00 TL kredi kullandığı, banka şubesi tarafından dava konusu taşınmaz üzerine ipotek konulduğu, aynı gün ... tarafından 72.905,00 TL para çekildiği, tanık ...'in beyanına göre bu paranın ...'ye teslim edildiği, davalı ... vekilinin savunmasını doğrulayacak şekilde satış tarihi olan 20.01.2016 tarihinde 233.500,00 TL'nin ...'ye ... tarafından ödendiği, bilirkişi raporunda taşınmazın satış tarihindeki değerinin de 230.000,00 TL olarak tespit edildiği, davacının muvazaa iddiası ispatlanamadığından davalı ... yönünden tasarrufun iptali talebinin reddine, aralarındaki akrabalık bağı dikkate alındığında, davalı ...'nin borçlu ...'ın mali durumunu ve zarar verme kastını bilebileceği bu durumda davacının davasını ispat ettiği, taşınmazın ... tarafından devredilmiş olması nedeniyle ona karşı davanın tazminat davasına dönüştüğü, ...'ye olan satış işleminin muvazaalı olduğu, borçlulardan mal kaçırma amacıyla yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 2347 Ada, 1 Parsel'de kayıtlı A Blok 1. Kat, 4 No'lu bağımsız bölüm için açılan davada, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, 230.000,00 TL alacağın davalı ...'den alınarak davacı Ziraat Bankası A.Ş'ye izafeten ...r ... Girişimci Dinamik Şube'ye verilmesine, davalı ... vekilinin savunmasında taşınmazı 700.000,00 TL bedelle satın aldıklarını beyan ettiği, tapu kayıtları incelendiğinde dava konusu taşınmaz üzerinde banka ipoteğinin bulunduğu, dinlenen tanık beyanlarına göre ipotek bedelinin alıcı ... tarafından ödendiği, dosya içerisinde Ziraat Bankası ...r/... Girişimci Dinamik Şube tarafından 484.005,00 TL'nin ipotek fek taahüddünde ... tarafından havale edildiği, bakiye 216.000,00 TL'nin satıcı ...'e teslim edildiğinin beyan edildiği, bilirkişi heyeti tarafından belirlenen değer ile ipotek bedeli olarak ödenen bedel arasında bir misli aşan fark bulunmadığı, ... tarafından muvazaalı olarak taşınmazın devir alındığının ispat edilemediği gerekçesiyle davalı ... ve ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı ...'ün savunmasının ispatlanamadığını, bedel ödendiği savunmasının yazılı ispatlanması gerektiğini, tanıkla ispat edilemeyeceğini, davalı ...'ın satın aldığı taşınmazda oturmadığını, ikametgahının tamamen farklı bir yer olduğunu, bu hususun hakkındaki muvazaa iddialarını güçlendirdiğini, davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretlerinin de yanlış hesaplandığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak talepleri doğrultusunda davalarının tamamen kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde; davalılar arasında mal kaçırma amacı ve muvazaalı satış yapılmasının söz konusu olmadığını, davalı ...'ın taşınmazı davalı ...’ye satarak başka banka ve kurumlara borçlarını ödediğini, davalı ...'in burayı yatırım amacıyla satın aldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar ... ve ...arasındaki akrabalık ilişkisi ile cevap dilekçeleri içeriğinden davalı ...'in davalı borçlu ...'ın mali durumunu ve zarar verme kastını bildiğinin anlaşıldığı, davalılar ... ve... yönünden verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı, ancak tasarrufun iptaline karar verilirken takip konusu alacak ve fer'ileriyle sınırlı olarak hüküm kurulması gerektiği, harç bakımından davalı ...'nin davalı ...'le birlikte sorumluluğuna karar verilmemesinin isabetsiz olduğu, davalı ... lehine hükmedilen vekalet ücretinin de yanlış hesaplandığı gerekçeleriyle davacı vekili ve davalılar vekilinin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 28/09/2018 tarihli 2016/324 Esas 2018/844 Karar sayılı kararının HMK.nun 353/1-b-2. maddesi gereğince kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, ... ili ... ilçesi ... mahallesi 2347 ada 1 parsel A Blok 1. Kat 4 no'lu bağımsız bölüm olarak tapuda kayıtlı taşınmazın davalı borçlu ... tarafından davalı ...'ye 18.11.2015 tarihinde devredilmesine ilişkin tasarrufun iptaline, dava bedele dönüştüğünden 230.000,00 TL nakden tazmin bedelinin ... 16. İcra Müdürlüğü'nün 2016/1547 esas sayılı dosyasındaki alacak ve fer'ileriyle sınırlı olarak davalı ...'den alınarak davacı Ziraat Bankası A.Ş.'ye izafeten ...r ... Girişimci Dinamik Şube'ye verilmesine, davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın reddine, karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davalı 4.kişi ...'ün dava konusu taşınmazı konut kredisi kullanarak satın aldığının ve kötüniyetinin ispatlanamadığının, davalılardan 3.kişi ...'ın da dava konusu taşınmaz üzerindeki ipotek bedelini ödeyerek satın aldığının ve borçlunun mali durumu ile ızrar kastını bilebilecek kişilerden olduğunun ispatlanamadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.