İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bayındır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 24.03.2019 tarihli iddianamesi ile sanığın üzerine atılı cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Bayındır Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/222 Esas ve 2019/997 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu kabul edilerek sonuç olarak 6 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. İlgili kararın, katılan vekili ve sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 25.10.2021 tarihli ve 2019/2452 Esas ve 2021/1511 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Katılan vekilinin temyiz isteği, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'n 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmaması sebebiyle eksik ceza tayin edilmiş olmasına, sanık hakkında tayin edilen temel cezanın üst sınırdan belirlenmesi gerektiğine ilişkindir.
1.Dava konusu olay, sanığın olay tarihinde 14 yaşında ve zihinsel engelli olan mağdureyi, evinin karşısında bulunan atıl vaziyette bir binaya götürüp kapının arkasına da açılmasını engelleyecek şekilde taş koymak suretiyle hürriyetinden yoksun kıldığı iddiasına ilişkindir.
2. Katılanlar beyanları, tanık ifadesi dava dosyasında mevcuttur.
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden;
Katılanlar beyanları, tanık ifadesi ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkeme kabulünde isabetsizlik görülmemiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B.Katılan vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
1.Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmaması yönünden, ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararında da gösterildiği üzere mağdurenin olay tarihinde alınan ifadesinde sanığın kendisini metruk binaya götürürken bir zorlamasının olmadığını belirttiği ve tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde sanık hakkındaki suç tipi ve yaptırımların belirlenmesine ilişkin olarak İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kabulünün yerinde olduğu anlaşılmakla katılan vekilinin sanık hakkında eksik ceza tayin edildiğine yönelik temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dava dosyası içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 25.10.2021 tarihli ve 2019/2452 Esas, 2021/1511 Karar sayılı kararında sanık tarafından ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bayındır Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.02.2024 tarihinde karar verildi.