Her ne kadar İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2021 tarihli kararında, kararın istinaf yoluna tabi olduğu belirtilmiş ise de bahse konu Mahkeme kararından önceki, 25.12.2017 tarihli kararın kanun yararına bozma yoluyla Yargıtayca incelenmiş olduğu, yargılamanın yenilenmesi üzerine verilen kararlar yönünden inceleme yapan Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.06.2022 tarihli ve 2019/219 Esas, 2022/400 Karar sayılı kararında ayrıntıları açıklandığı üzere 7165 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan Yargıtayın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uyulması sonrasında verilen karara karşı istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulacağına ilişkin düzenlenme uyarınca temyiz yoluna tabi olduğu anlaşıldığından;

Sanık hakkında kanun yararına bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümleri gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu,temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Sanık hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 28.12.2015 tarihli iddianamesi ile; başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılması istemi ile Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesine dava açılmış, Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2016 tarihli yetkisizlik kararı dosya İstanbul Anadolu Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.

B. İstanbul Anadolu 12.Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 25.12.2017 tarihli kararı ile sanık hakkında; başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

C. İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 25.12.2017 tarihli kararının sanık müdafi tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 28.12.2018 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine kesin nitelikte karar verilmiştir.

D.Hükümlü müdafinin 17.04.2019 tarihli yargılamanın yenilenmesi talebi İstanbul Anadolu 12.Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 24.04.2019 tarihli kararı ile ret edilmiş, bu karara karşı hükümlü müdafinin yaptığı itiraz İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.06.2019 tarihli kararı ile ret edilmiştir.

E. İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.06.2019 tarihli kararına karşı kanun yararına bozma yoluna başvurulması neticesinde Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 02.03.2020 tarihli kanun yararına bozma kararında belirtilen"5271 sayılı CMK'nın "Hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenleri" başlıklı 311. maddesinin (e) bendinde; “Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa” hükmüne yer verilmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.03.2014 tarihli ve 2012/3-909 Esas, 2014/121 sayılı Kararında yer alan, “Delil ve olayların, yargılamanın yenilenmesi nedeni olarak kabul edilebilmesi için "yeni" olması gerekmektedir. Hükmü veren mahkemeye bildirilmemesi sebebiyle, hükümde dikkate alınmamış olan her olay ve delil hükümlü tarafından bilinip bilinmemesi önemli olmaksızın "yeni" olarak nitelendirilmektedir. Olay ya da delilin yeniliği, olayın kesin hükümden sonra meydana gelmiş olmasıyla değil, kesinleşmiş olan hükmün verilmesi sırasında değerlendirilip değerlendirilmediği ile bağlantılıdır. Kesin hükümden önce meydana gelen ancak mahkemenin bilgisine sunulmayan ya da mahkeme tarafından değerlendirilmeyen deliller ve olaylar da "yeni" sayılmalıdır. Bu doğrultuda hükmü veren mahkemeye bildirilmediğinden yargılama yapılırken değerlendirilemeyen her türlü olgu ve delil de "yeni" sayılmaktadır.” şeklindeki açıklamalar nazara alındığında somut olayda, hükümlü müdafiinin yargılamanın yenilenmesi talebiyle dosyaya sunduğu, müvekkili olan ESS elektronik'in bayisi Volkan Bilgisayar adına düzenlenen 11.09.2013 tarihli İrsaliye faturası, ESS Elektronik Banka hareket girişleri, Volkan Bilgisayara ait işlem kayıtları, Posnet üyelik sözleşmesinin yeni delil niteliğinde olduğu ayrıca hükümlü hakkında aynı hukuki olay ve suça ilişkin olarak Kuşadası 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/637 Esas, Afyonkarahisar 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/338 Esas sayılı kararlarıyla verilen beraat kararları bulunduğu ve ... Anonim Şirketinin 30.05.2014 tarihli dava konusu işlemin sadece katılan tarafından bilinen şifre ile gerçekleştirilebileceğine ilişkin cevabi yazısı ve hükümlü müdafinin işlemlerin 3 D güvenlik sistemi ile gerçekleştirilebileceği buna göre katılanın telefonuna gelen mesajda belirtilen şifre ile işlemin tamamlanabileceğine ilişkin savunmaları dikkate alındığında şifrenin kim tarafından ve nasıl ele geçirildiği ve işlemin yapıldığı tarihte katılanın cep telefonuna şifre verilip verilmediğinin ve şifre ile işlemin onaylanıp onaylanmadığının araştırılmadığı anlaşıldığından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 318 ilâ 320. maddeleri uyarınca yargılamanın yenilenmesini gerektirecek mahiyette olup olmadığının tespiti bakımından, kabule değer görülerek, toplanacak diğer delillerle birlikte değerlendirildikten sonra, yargılamanın yenilenmesinin kabul veya reddine karar verilmesinin uygun olacağı gözetilmeden, itirazın bu nedenle kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi, yasaya aykırı" olduğu gerekçesi ile kararın kanun yararına bozulmasına karar verilmiş, İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.09.2020 tarihli kararı ile İstanbul Anadolu 12.Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 24.04.2019 tarihli kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

D. Kanun yararına bozma ilamı sonrasında yapılan yargılama neticesinde İstanbul Anadolu 12.Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 14.11.2021 tarihli kararı ile sanığın ; başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının e bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.

Cumhuriyet Savcısının temyiz isteği; sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olmasına rağmen delil yetersizliğinden beraat kararı verilmesinin usul ve esas yönünden kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

1.Dava konusu olay; mağdurun kredi kartı ile sanığa ait iş yerinden mağdurun bilgisi ve rızası dışında harcama yapıldığı, böylelikle sanığın atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.

2. Mağdurun 05.05.2014 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu dilekçesinde; 5571....6263 numaralı kredi kartından bilgisi dışında 13.09.2013 tarihinde ESS Elektronik isimli firmadan 12 taksitte 1.000,00 TL tutarında harcama yapıldığından bahisle şikayetçi olması üzerine soruşturma başlatılmıştır.
3. ... A.Ş.'nin 30.05.2014 tarihli yazısında; mağdurun 5571....6263 numaralı ek kredi kartı ile 11.09.2013 tarihinde ESS Elektronik Servis Çöz İstanbul isimli iş yerinden 1.000,00 TL tutarlı harcamanın yapıldığı, ilgili işlemin pos cihazı üzerinden gerçekleştirildiği bildirilmiştir. Yazı ekinde gönderilen ve mağdura hitaben yazıldığı anlaşılan yazıda işlemin şifre girilerek gerçekleştirildiği belirtilmiştir.
4. ...'ın 04.12.2020 tarihli yazısında; mağdura ait 5571....7948 numaralı ek kredi kartı ile 11.09.2013 tarihinde gerçekleşen 1.000,00 TL'lik işlem fiziki kart ile müşterinin kartına ait şifre tuşlanarak POS cihazından çipli olarak gerçekleştirildiği, ilgili tarihte müşteriye gönderilen SMS tespit edilemediği ve 5571....7948 numaralı kartın kopyalandığının tespit edilemediği bildirilmiştir.

5. Mağdur aşamalardaki beyanlarında; kredi kartından yapılan harcamaların bilgisi dışında yapıldığını, zararının sanık tarafından giderildiğini beyan etmiştir.

6. Sanık; mağdurun kredi kartından yapılan harcamanın alt bayisi tarafından yapıldığını, atılı suçu işlemediğini savunmuştur.

Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yönünden;
Oluşa ve dosya kapsamına göre; mağdura ait ... A.Ş.'den verilme ek kredi kartı fiziki olarak kullanılarak sanığın sahibi olduğu iş yerinin pos cihazından kart şifresi tuşlanarak 1.000,00 TL tutarında harcamanın yapıldığı ve mağdurun zararının kovuşturma aşamasında giderildiği somut olayda;
Her ne kadar mağdur harcamanın bilgisi dışında yapıldığını beyan etmiş ise de; ... Anonim şirketinin 30.05.2014 tarihli yazı cevabında;yapılan harcama işleminin sadece kart şifresini bilen kişi tarafından gerçekleştirilebileceğinin belirtilmesi,bozma ilamına uyma doğrultusunda yapılan araştırmalar sonucu ek kredi kartının verildiği ... A.Ş. tarafından dosyaya sunulan cevabi yazılarda mağdura ait ek kredi kartı ile gerçekleşen işlemin fiziki kart ile müşterinin kartına ait şifre tuşlanarak POS cihazından çipli olarak gerçekleştirildiğinin ve kartın kopyalandığının tespit edilemediğinin bildirilmesi karşısında; dosyada sanığın savunmasının aksini ispatlar şekilde mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 12.Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 14.11.2021 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.02.2024 tarihinde karar verildi.