Davanın reddi
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıların işleteni, sürücüsü, maliki ve trafik sigortacısı olduğu otobüsün tek taraflı olarak kaza yapması nedeniyle araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi, 75.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece; 30.11.2015 tarihli ve 2013/12 Esas, 2015/740 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hükmün temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 05.03.2019 tarih ve 2016/7058 Esas, 2019/2478 Karar sayılı bozma ilamı ile "...sıralı sorumluluk esasına göre, davalı zorunlu mali mesuliyet sigortacısına, taşımacılık mali sorumluluk sigortası limitinin üzerinde bir zararın tespiti halinde limitin üzerinde kalan kısım yönünden veya taşımacılık mali mesuliyet sigortasının bulunmaması halinde meydana gelen zarar yönünden başvurulabileceği gözetilerek, kazayı yapan aracın, kaza tarihi itibariyle geçerli bir taşımacılık mali sorumluluk sigortası bulunup bulunmadığının araştırılması, bu poliçenin mevcudiyetine göre de davalı ...'nın, maddi zarara ilişkin sorumluluğu hakkında bir karar verilmesi..." gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş; mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda kazaya karışan aracın kaza tarihi itibariyle geçerli bir taşımacılık mali sorumluluk sigortası bulunduğu, zararın bu poliçe kapsamında kaldığı, davalı ... AŞ'nin sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle sigorta şirketi aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılar aleyhine verilen hüküm kesinleşmiş olmakla yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre karar, usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
29.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.