Esastan ret
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı Şirketin 25.04.2016 tarihinde "... AMERİKA KÜLTÜR EĞİTİM KURUMLARI+şekil" ibaresini 41. sınıftaki hizmetleri kapsayacak şekilde tescil için başvurduğunu, 2016/37297 numarasını ... başvuruya müvekkillerinin, önceki tarihli tescilli bir kısım markaları ve yine sair nispi ret nedenlerine dayalı olarak itirazda bulunduğunu, söz konusu itirazların YİDK tarafından reddedildiğini, oysa davalının başvurusundaki “... Amerika” ibaresinin, esas unsur olan “Kültür Eğitim Kurumları” ibaresine ciddi bir katkısının bulunmadığını, söz konusu ibarenin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 ... maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca yanıltıcı olduğunu, davalının kötü niyetli bulunduğunu, davalının amacının ... Amerika veya başka bir ülke ibaresini kullanmak değil, engelleme markası ve marka ticareti yapmak olduğunu, davalı adına toplam 207 adet marka başvurunun bulunduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptalini ve davalı Şirketin markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde, “kültür” ibaresinin ... bir kişinin kullanımına tahsis edilemeyeceğini, müvekkilinin markasının yanıltıcı olmadığını, müvekkilinin 2004 yılından bu yana ... Kültür markalarının ... hak sahibi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların markalarının mal ve hizmet kapsamlarının aynı/aynı tür/benzer olduğu, başvuru konusu markanın tasviri işaretler arasında değerlendirilemeyeceği, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi şartlarının oluşmadığı, davacıların itirazlarına mesnet markaların asli unsurunun "KÜLTÜR" ibaresinden oluştuğu, dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında ortak "KÜLTÜR" ibaresinden kaynaklanan anlamsal bir benzerlik bulunmakta ise de yardımcı unsurlar da gözetilerek bir bütün olarak değerlendirildiğinde, başvuru konusu ibare ile redde mesnet markalar arasında görsel, işitsel bir benzerlik bulunmadığı, "Kültür" ibaresinin 41. sınıftaki ayırt ediciliğinin zayıf olması da göz önünde bulundurulduğunda, yalnızca "Kültür" ibaresinin ortaklığından dolayı tüketicinin karışıklık yaşamayacağı, marka işareti ve kaynağını ilişkilendirmeyeceği, davacı markaları ile dava konusu başvuru arasında işitsel, görsel, anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerliğin bulunmadığı, davacı tarafa ait markalarla başvuru konusu işaret arasında benzerlik bulunmadığından, 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin dördüncü fıkrası koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin somut olay bakımından tartışılmasına gerek olmadığı, davacı markaları ile benzerlik taşımayan bir marka başvurusunun kötü niyetli olduğunun da kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların markaları arasında benzerlik bulunduğunu, başvuru konusu ibarenin yanıltıcı olduğunu, davalının kötü niyetli bulunduğunu, davalının amacının ... Amerika veya başka bir ülke ibaresini kullanmak değil engelleme markası ve marka ticareti yapmak olduğunu ileri sürerek Mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru konusu işaretin kapsadığı 41. sınıf hizmetlerin kullanıcılarının dikkatli ve seçici kişilerden oluştuğu, "KÜLTÜR" ibaresinin zayıflığı gözönünde bulundurulduğunda, davalı başvurusunun kötü niyetli olarak yapıldığı sonucuna ulaşılamayacağı, davalı şirkete ait başvuru konusu markada yer ... tüm ibareler birlikte değerlendirildiğinde başvuru konusu 41. sınıftaki hizmetler yönünden, tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunmadığı, davalının "... Kültür" ibareli benzer bir başvurusu için verilen davanın reddi kararının da Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2017/4911 E., 2019/1371 K. sayılı kararı ile onandığı, aynı taraflar arasındaki benzer uyuşmazlıklarda Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2017/4911 E., 2019/1371 K. sayılı, 2020/751 E., 5272 K. sayılı, 2020/1077 E., 4702 K. sayılı ilamlarının da aynı doğrultuda olduğu, somut uyuşmazlık konusu başvuru yönünden, davalının "Amerkan Kültür" ibareli önceki markalarından kaynaklanan müktesep hakkının da bulunduğu anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek ve davalı Şirketin marka başvurusunda KÜLTÜR/KÜLTÜR OKULLARI/KÜLTÜR KOLEJİ ibaresinin bariz olarak ön plana çıktığı, esas unsur olarak kullanıldığını, kültür ibaresinin eğitim ve öğretim hizmetleri bakımından zayıf marka olmadığının Yargıtay içtihatları ile hüküm altına alındığını ileri sürerek ve resen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali koşulları bulunup bulunmadığına ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi,
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.