Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden kısmen kabulüne, davalı ...'a yönelik davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 07.03.2014 tarihinde davalı ...'nun maliki, ...'ün sürücüsü bulunduğu aracın karıştığı kaza neticesinde araç içerisinde bulunan dava dışı ...'nın malul kaldığını, aracın kaza tarihinde poliçesinin olmaması nedeniyle hak sahibine 533.259,60 TL tazminat bedelinin sigorta tarafından ödendiğini, kaza sonrası tutulan trafik kaza tespit tutanağına göre davalı ...'ün kazanın oluşumunda tam ve asli kusurlu olduğunu, davalılara söz konusu rücu alacağının ödenmesi için Kastamonu 2. İcra Dairesinin 2016/4279 esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını, davalıların yetki ve borca itirazı üzerine davalılardan ... hakkında Ayancık İcra Dairesinin 2016/141 esas sayılı dosyası üzerinden takibe devam edildiğini, borçlunun itirazı üzerine de 17.08.2016 tarihinde takibin durduğunu, diğer davalı ... hakkında Sinop İcra Dairesinin 2016/1805 esas sayılı dosyası ile takibe devam edildiğini, borçlunun itirazı üzerine de bu dosyanın 08.08.2016 tarihinde takibin durduğunu belirterek Sigortacılık Kanunu 14.maddesi ve ... Yönetmeliğinin 16.maddeleri uyarınca yapılan ödemelerden kusurlu işleten ve sürücüye rücu etme hakkı bulunduğunu bu nedenle davalıların haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına, %20 inkar tazminatının takdirine karar verilmesini talep etmiştir.
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya konu aracı kendisinin kullanmadığını, aracı ...'un kullandığını, araçla kaza yaptıklarını ve içkili olduklarını söylemesi üzerine olay yerine gittiğini ve polislerin aracı kim kullanıyordu diye sorması üzerine arkadaşlarının içkili olması ve onlara zarar gelmemesi nedeniyle aracı kendisinin kullandığını söylediğini, mevcut doktor raporları incelendiğinde kendisinde bir sıyrık bile olmadığının görüleceğini, araçla ve olayla bir ilgisinin olmadığını, telefon kayıtlarının gerçeği ortaya çıkartacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, kazaya karışan aracın her ne kadar kendi üzerine kayıtlı gözükse de kazadan çok önce satıldığını ve aracın tescil kaydındaki hacizler nedeniyle resmi devrinin yapılamadığını, kaza anında ehliyeti olmayan ...'un sarhoş bir şekilde aracı kullandığını, ...'ün de aracı kendisinin kullandığını iddia etmesi için kaza yerine çağırdığını, ..., ..., ... ve ...'ın 07.03.2014 kaza tarih ve saatindeki gsm numaralarının hts kayıtları geldiğinde olayın ortaya çıkacağını, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan ve suç üstlenmeye ilişkin temyiz incelemesinde bulunan Ayancık ASCM'nin 2015/90 esas 2015/323 karar sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılardan ... yönünden, kazanın hemen sonrasında dava dışı ... ile telefon konuşmalarının olması, davacı ...'ın kaza sonucu hiç yara almamış olması, tanık beyanları ile de desteklendiği dikkate alınarak davalı ... yönünden davanın reddine karar verildiği, davalılardan ... yönünden dava dışı...'in meydana gelen kaza nedeni ile yaralanarak malul kaldığı, araç sürücüsünün tam kusurlu kabul edileceği, dava dışı...'in alkollü sürücünün aracında yolculuk etmesi nedeni ile %20 oranında müterafik kusur indirimi de yapılarak bilirkişi raporuna itibar edildiği, ancak dava dışı...'in kaza nedeni ile bakıma muhtaç hali olmaması nedeni ile bu kısım yönünden davalıya rücu edilemeyeceği gerekçeleri ile davacının ...'na karşı açtığı davasının kısmen kabul kısmen reddine, davalı borçlu ...'nun Sinop İcra Müdürlüğünün 2016/1805 esas sayılı takip dosyasında borca yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 146.675,37 TL ana para üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, icra inkar tazminat talebinin reddine, davacının ... hakkındaki davasının husumet yokluğundan reddine
karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, trafik kaza tespit tutanağına göre sürücü ...'ün kazada asli ve tam kusurlu olduğunu, davalılardan ... hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece aldırılan hesap raporunun tazminat miktarını belirleme konusunda yeterli olmadığını, birbiriyle örtüşmeyen bilirkişi raporlarına dayanılarak karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... istinaf dilekçesinde; mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı vekilince yargı çevresi tamamen farklı iki ayrı icra dairesinin iki ayrı dosyası için iki ayrı itirazın iptali davası açılması gerektiğini, davanın müracaata bırakılması gerektiğini, davacı vekilince yenilenmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken davaya devam edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, aracın kayden maliki ile fiili malikinin farklı kişiler olduğunu, mahkeme kararının çelişkili olduğunu açıklayarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkeme kararı ve gerekçelerinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınmayan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan dava dışı yolcuya ödenen sürekli iş göremezlik ve sürekli bakıcı gideri taleplerinin araç işleteni ve sürücüsü olan davalılardan rücuen tahsili talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 62 inci maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,86,88,89,90 ıncı maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, ... Yönetmeliği'nin 16 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri.
1.Davacı ... 07.03.2014 günü meydana gelen tek taraflı kaza nedeni ile sigortasız araçta yolcu durumunda olan dava dışı...'in malul kaldığını, maluliyeti nedeni ile yolcuya ödeme yaptığı, davalılardan Şenol'un araç işleteni, Özcan'ın ise araç sürücüsü olduğu dikkate alındığında ödenen tazminattan sorumlu oldukları iddiası ile rücuen tazminat isteminde bulunmuştur.
Mahkemece davalılardan Özcan'ın kazadan hemen sonra dava dışı ... ile konuşmalarının olması, kaza sonucunda hiç yara almamış olması, tanık beyanları ile de sürücü olmadığının desteklendiği gerekçeleri ile davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içerisinde yer alan olaya ilişkin düzenlenen 07.03.2014 tarihli kaza tespit tutanağında davalı ...'ın sürücü olarak belirlendiği, Ayancık Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2015 tarihli 2015/90 Esas sayılı kararında davalı ... hakkında suç üstlenme suçundan kamu davası açılmışsa da üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, somut, ikna edici, cezalandırılmalarına yeterli delil elde edilemediğinden beraat kararı verildiği ve mevcut diğer tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde dava konusu kazada davalı ...'ın araç sürücüsü olduğu anlaşılmakla, adı geçenin sorumluluğuna gidilmesi gerekirken, davalı ... yönünden davanın reddedilmesi hatalıdır.
2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.