Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir.
Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulüne karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın, davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile çarpmasıyla oluşan 21.07.2011 tarihli trafik kazası sonucunda davacının malul kaldığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 40.750,00 TL tazminatın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle taleplerini 200.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, maluiyet raporunun Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenecek rapor ile belirlenmesi gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvuru sahibinin yaralandığı olay nedeni ile hayatını kaybeden kimse olmadığı, somut olayda kaza tarihinin 21.07.2011 olduğu, müracaat tarihi itibari ile zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla başvurunun zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; 10 yıllık zamanaşımı süresinin başvuru tarihi itibari ile dolmadığını, zamanaşımı nedeni ile red kararı verilmesinin hatalı olduğunu iddia ederek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda kaza tarihinin 21.07.2011 olduğu, başvuru tarihinin ise 14.07.2021 olduğu, 10 yıllık zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı, başvurucunun geçirmiş olduğu kaza nedeni ile yaralanarak malul kaldığı, davalı ... şirketinin kazaya karışan aracın sigortacısı olması nedeni ile işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlendiği gerekçeleri ile davacının itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasına başvuru sahibinin talebinin kısmen kabulü ile 200.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 24.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, davacının geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri taleplerinin reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, kusur durumunun Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetince düzenlenecek rapor ile belirlenmesi gerektiğini, maluliyet raporundaki formülün yanlış hesaplandığını, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz yönteminin hesaplamaya esas alınması gerektiğini, hesaplanacak vekalet ücretinin beşte birine hükmedilmesi gerektiğini savunarak İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile çarpışması sonucu davacının yaralanması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 85,86,88,89,90 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
1. Olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (BK) 41 inci maddesinde (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49 uncu maddesi) haksız fiil tanımlanmış, 60 ıncı maddesinde de (TBK 72 nci md) haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine (TBK 72 nci maddesinde 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri öngörülmüştür) tabi olduğu belirtilmiştir.
Buna karşılık 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109/1 inci maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler için, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak 10 yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Maddenin özellikle 2 nci fıkrasında "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğarsa" ifadesi ile kanun koyucu, taraf ayrımı yapmaksızın (davacı, davalı veya dava dışı 3. kişi) fiil cezayı gerektiriyor ise, uzamış ceza zamanaşımının uygulanacağını kabul etmiştir. Görüldüğü gibi, BK'nın 60 ve 2918 sayılı KTK'nın 109/2 nci maddesindeki düzenlemeler, zamanaşımı süresinin başlangıcı yönünden birbirine paraleldir. Aralarındaki tek fark, zamanaşımı süresinin trafik kazalarından doğan tazminat talepleri bakımından 1 yıl yerine, 2 yıl olarak öngörülmesidir. (TBK'nın 72 nci maddesi ile bu konuda da paralellik sağlanmıştır.)
Haksız fiile dayanan tazminat isteminde zamanaşımının işlemeye başlayacağı tarih, zararın ve zarar sorumlusunun öğrenildiği andır.
Açıklanan ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; kaza sonucu sadece davacı yaralanmıştır. Kaza tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'na göre söz konusu eylem taksirle yaralanma suçu olup zamanaşımı süresi 8 yıldır. Davaya konu trafik kazası 21.07.2011 tarihinde meydana gelmiş, dava ise 14.07.2021 tarihinde açılmıştır. Davalı taraf süresinde davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığı savunmasında bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle; olay tarihi ve dava tarihi dikkate alındığında KTK'nın 109/2 nci maddesindeki uzamış ceza zamanaşımı süresi içinde davanın açılmadığı gözetilerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeple temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeple davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
28.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.