SUÇLAR: Yağma, dolandırıcılık, kasten yaralama, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma

Mahkumiyet, Beraat

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Katılan sanık ... ve katılan ... vekili Av. ...'ın katılan ... ile vekalet ilişkisinin bulunmadığı, ayrıca gerekçeli kararın, yokluğunda karar verilen katılan ... vekili Av. ...'ye 09.01.2017 tarihinde tebliğ edildiği halde katılanın temyiz yoluna başvurmadığı anlaşılmakla; katılan ... açısından hak ve yetkisi bulunmayan katılan sanık ... ve katılan ... vekilinin, katılan ...'e yönelik kasten yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından kurulan beraat hükmüne yönelik vaki talepleri inceleme dışı bırakılarak yapılan temyiz incelemesinde;

I-Sanıklar ..., ..., ..., ...,... hakkında katılan sanık ...'ye yönelik yağma suçundan kurulan beraat hükmünün incelemesinde;
Dosya içeriğine, uyulan bozmaya, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre, katılan sanık ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve yasaya uygun ve takdire dayalı bulunan hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,

II-Katılan sanık ... hakkında katılan sanık ...'ya yönelik dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelemesine gelince;
Dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün uygulama maddesinin 5237 sayılı Yasanın 157/1. maddesi yerine 158/1. maddesi şeklinde gösterilmesi maddi yazım hatası kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığın eylemine uyan ve 5237 sayılı TCK’nin 157/1. maddesinde düzenlenen “Dolandırıcılık” suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasa’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık kesintili dava zamanaşımı süresinin suçun işlendiği 06.12.2007 tarihi ile inceleme tarihi arasında geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 27.01.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.