HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, araç iadesi

Sanık hakkında bozma üzerine ve Kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; münhasıran nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine ilişkindir.

2.Sanığın temyiz istemi; atılı suçu işlediğini gösterir cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak kesin ve somut delil bulunmadığına, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve resen görülecek nedenlere ilişkindir.

Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin suçta kullanılan nakil aracının iadesine ilişkin karara yönelik olduğu gözetilerek buna hasren yapılan incelemede;

Olay tutanağına göre, 20.08.2014 tarihinde 21 GF 248 plakalı araçla gümrük kaçağı sigara getirildiğine dair istihbari bilgi üzerine, kolluk görevlileri tarafından yapılan araştırmalarda bahse konu aracın sanığın sevk ve idaresinde seyir halinde olduğu görülerek durdurulduğu ve önleme arama kararına istinaden araçta yapılan aramada toplam 2520 paket kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun(5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı belirlenmiştir.
Sanık savunmalarında atılı suçlamayı ikrar etmiştir. Kanun iadesi sonrası sanık kendisine bildirilen gümrüklenmiş değerlerinin iki katını ödeyemeyeceğini beyan etmiştir.
Nakil aracına ilişkin bilirkişi raporu, ruhsat sureti ve malen sorumlu beyanı dava dosyasında mevcuttur.
Tüm dosya kapsamına göre sanığın sürücülüğünü yaptığı araçta ele geçirilen kaçak sigaraların ticari miktar ve mahiyette olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Suçta kullanılan nakil aracında yakalanan kaçak eşyanın hacim ve miktarı nazara alındığında, nakil aracının yüküne göre miktar ve hacim bakımından ağırlıklı bölümü oluşturmadığı ve işlenen suça nazaran aracın müsaderesinin daha ağır sonuç doğuracağı ve hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılarak aracın iadesine ilişkin hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 20.08.2014 yerine 19.08.2014 olarak yazılması mahalli düzeltilebilir maddi yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, katılan vekili ve sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık ile katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 28.02.2024 tarihinde karar verildi.