Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Akçakoca Asliye Hukuk Mahkemesi kararıyla davanın reddine karar verilmiş olup, Mahkeme hükmüne karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine bu kez davacı vekili, davalı gerçek kişiler ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

.... Köyü 101 ada 35 parsel sayılı 22.994,09 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapuda Hazine adına kayıtlı olup, beyanlar hanesinde ...'in kullanımında olduğuna dair şerh bulunmaktadır.

Davacı vekili, taşınmazın mirasbırakanlarından intikal ettiğini ve mirasçılar arasında taksim yapılmadığını belirterek taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payı oranında davacının adına tescilini, kabul edilmediği takdirde miras payı oranında kullanım şerhi verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda dava konusu taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacağı ve zilyetlikle hak sahibi olunamayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Hükme karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince, muris Sabriye mirasçılarından davacı ...'in, üçüncü kişi olan Hazineye karşı kendi payına hasren açtığı davanın hukuken dinlenmesi mümkün olmadığı ancak taşınmazın tarafların ortak murisi Sabriye Özçelik'in kullanımında olduğu, murisin sağlığında ve ya öldükten sonra mirasçıları arasında herhangi bir taksimin olmadığı, halen murisin terekesinde olduğu, bu nedenle davacıların miras hissesi oranında hakları olduğundan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 19/2 inci maddesi uyarınca davacının beyanlar hanesine ilişkin talebin kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Akçakoca Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.02.2019 tarihli ve 2016/453 Esas, 2019/96 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davacının mülkiyete ilişkin davasının dava şartı yokluğundan usulden reddine, davacının beyanlar hanesine ilişkin davasının kabulü ile dava konusu ....Köyü 101 ada 35 parselin beyanlar hanesindeki "Bu parsel ...oğlu ...'in kullanımındadır." ifadesinin terkinine, tapu kaydının beyanlar hanesine “Bu taşınmaz Sabriye Özçelik mirasçıları 160/640 pay ...evladı ..., 480/640 hisse ... mirasçıları eşi ... evladı ... ile evlatları Fatma Durmazoğlu, ..., Sabriye Özçelik,..., ...'in fiili kullanımındadır.” şerhinin yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı, davalı gerçek kişiler ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.

1.Bölge Adliye Mahkemesince mülkiyete ilişkin dava hakkında dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair verilen karara yönelik temyiz itirazları yönünden:

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesince mülkiyete ilişkin dava hakkında dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair verilen hükmün onanmasına karar verilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesince beyanlar hanesine ilişkin dava hakkında davanın kabulüne dair verilen karara yönelik temyiz itirazlarına gelince;

Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince davacının beyanlar hanesine yönelik davasının 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 19/2 inci maddesi uyarınca kabulüne ve beyanlar hanesine taşınmazın Sabriye Özçelik mirasçıları 160/640 pay ...evladı ..., 480/640 hisse ... mirasçıları eşi ... evladı ... ile evlatları Fatma Durmazoğlu, ..., Sabriye Özçelik, ..., ...'in fiili kullanımında olduğunda dair şerh verilmesine karar verilmiş ise de verilen karar dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 19/2 inci maddesi "Taşınmaz mal üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlarından birine ait muhdesat mevcut ise bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterilir." hükmünü içermekte olup, anılan madde uyarınca bir taşınmaz üzerinde yalnızca malikten bir başkasına veya paydaşlardan birine ait muhdesat bulunması halinde bu husus beyanlar hanesi şerh verilebilir. Bunun dışında, aynı Kanun'un Ek-4 üncü maddesinde düzenlenen kullanım kadastrosu haricinde mevzuatımızda kadsatro sırasında taşınmazın tespit maliki dışındaki kullanıcılarının beyanlar hanesine şerh verileceğine dair bir yasal düzenleme yer almamaktadır.

Bununla birlikte 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 33 üncü maddesine göre hâkim, Türk hukukunu resen uygulamak zorundadır, bir davada olayları belirtmek ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme ise hakime aittir. Dosya kapsamı incelendiğinde, tapu kaydının beyanlar hanesinde kullanıma ilişkin şerh yer almakta ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın fındık bahçesi niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda eldeki dava, 3402 sayılı Kanun'un 19/2 inci maddesi kapsamında muhdesat mahiyetinde olan fındık ağaçlarının aidiyetinin tespiti ve beyanlar hanesine şerh verilmesi isteminden ibarettir. Taşınmazın beyanlar hanesindeki şerh sahibi ... ile davacı ... ortak miras bırakanın mirasçıları olup muhdesata yönelik bu davada davacının miras payı oranında muhdesat şerhi isteme hakkının bulunduğu da açıktır.

Bunun yanında, dosya kapsamından taşınmazın üzerindeki fındık ağaçlarının kime ait oldukları, kim tarafından dikildikleri ve ortak mirasbırakanın terekesinin taksim edilip edilmediği yeterince anlaşılamamaktadır.

O halde mahkemece yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman bir ziraat mühendisi bilirkişi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte taşınmaz üzerindeki fındık ağaçlarının yaşı ve sayısı ziraat bilirkişisi eliyle belirlenmeli, fen bilirkişisinden keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, çekişmeli taşınmazın kök muristen gelip gelmediği, terekeye ait olup olmadığı ve taraflar arsında paylaşım yapılıp yapılmadığı araştırılmalı, kök muristen kalarak paylaşıma tabi olan taşınmazlar var ise bunlara ait dair tüm bilgi ve belgeler getirtilerek paylaşım uyarınca davacı ve davalı adına tespit edilen taşınmazlar belirlenerek bu yerlere ait kadastro tutanakları getirtilmeli, paylaşım yapıldığının belirlenmesi halinde paylaşıma konu taşınmazlardan Hazine adına tespit edilen taşınmaz bulunması halinde paylaşımın bozulduğu da gözönüne alınmalı, yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; dava konusu taşınmazın üzerinde bulunan fındık ağaçlarının kim tarafından dikildiği de belirlenmek suretiyle ulaşılacak sonuca göre 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 19/2 inci maddesi uyarınca muhdesat niteliğindeki fındık ağaçlarına dair bir hüküm kurulmalıdır.

1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesince mülkiyete ilişkin dava hakkında dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, dair verilen karara yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA,

2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesince beyanlar hanesine ilişkin dava hakkında davanın kabulüne dair verilen karara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,

Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.