Başvurunun reddi
KANUN YARARINA BOZMA
5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 32. maddesine aykırı davranmak eyleminden kabahatli ... hakkında 392,00 Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına dair Efeler Kaymakamlığı İlçe Emniyet Müdürlüğünün 09.04.2020 tarihli ve 2020/123 sayılı idarî yaptırım kararına karşı yapılan başvurunun Aydın 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 10.07.2020 tarihli ve 2020/1864 değişik iş sayılı kararıyla reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 29.07.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.10.2022 tarihli ve KYB-2022/112660 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.10.2022 tarihli ve KYB-2022/112660 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Dosya kapsamına göre;
1-1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun, salgın hastalıklarla mücadele ve genel sağlığın korunması amacıyla çıkarılması nedeniyle, Covid 19 pandemisi kapsamında alınan tedbirlerde öncelikle uygulanması gereken özel norm niteliğinde olduğu, dolayısıyla salgını önlemeye yönelik olarak Umumi Hıfzıssıhha Meclisi tarafından anılan Kanun'un 27. maddesi uyarınca alınan geçici olarak sokağa çıkma kısıtlaması tedbirinin 1593 sayılı Kanun'un 282. maddesinin ikinci kısmında yer alan “zorunluluk” kavramı içerisinde değerlendirilmesi ve bu kararlara aykırı hareket edenlerin de zorunluklara uymadıkları gerekçesiyle bu madde kapsamında yaptırımlara tabi tutulmaları gerektiği, muteriz hakkında, anılan tedbire uymadığı gerekçesi ile somut olay bakımından uygulanma imkanı bulunmayan 5326 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca idari yaptırım kararı verildiği cihetle, başvurunun kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde,
Kabule göre de;
2-Hâkimlikçe aksi sabit oluncaya kadar geçerli idarî yaptırım karar tutanağının aksini ispata yeterli ve geçerli belge veya başkaca yasal bir delilin sunulmadığından bahisle itiraz edenin dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar yerinde görülmediğinden başvurunun reddine karar verilmiş ise de, başvurucunun ekte sunmuş olduğu Aydın Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün 01/06/2020 tarihli yazı içeriğinden, muterizin nörolojik rahatsızlığından dolayı 23/03/2020 tarihinde 112 acil çağrı merkezini arayarak Aydın Atatürk Devlet Hastanesi Nöroloji polikliniğine gitmek istediğini ancak 65 yaş üstü olanlar için sokağa çıkma kısıtlaması olduğunu, kendi imkanlarıyla gelebileceğini ancak kendisine bu yönde izin verilmesini talep ettiğini, görevlilerce ambulans gönderilebileceğini ancak kendi imkanlarıyla gelmesi durumunda 112 acil çağrı merkezi ile görüşüldüğünün belirtilmesi durumunda cezai müeyyide uygulanmayacağının söylendiğinin anlaşıldığı, bunun üzerine muterizin 26/03/2020 tarihinde hastaneye gitmek üzere konutundan ayrılması üzerine anılan idari para cezasının uygulandığı nazara alındığında, başvurucunun hastaneye gitmek üzere sağlık gerekçesiyle ve bu durum karşısında idari yaptırıma maruz kalmayacağı inancıyla sokağa çıktığı, kabahate konu emre aykırı davranış kastı bulunmadığı gözetilmeden aksi sabit oluncaya kadar geçerliliği kabul edilen tutanağa mutlak üstünlük tanınarak itirazın kabulü yerine yazılı şekilde başvurunun reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir...” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar kabahatli hakkında COVID-19 pandemisi kapsamında alınan tedbirlere riayet etmemesi nedeniyle uygulanan idari para cezasına karşı başvurusuna yönelik verilen kararın kanun yararına bozulması talep edilmiş ise de; 09.11.2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7420 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi ile "24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ile 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu kapsamında COVID-19 salgın hastalığının ülkemizde yayılmasını önlemek amacıyla 11/3/2020 tarihinden itibaren bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar verilen ve bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ilgilisine tebliğ edilmemiş olan idari para cezaları tebliğ edilmez, tebliğ edilmiş olanların tahsilinden vazgeçilir. Bu maddenin yürürlük tarihinden önce işlenen söz konusu kabahatler için idari para cezası verilmez, tahsil edilmiş olan idari para cezaları iade edilmez." şeklinde düzenleme getirildiği, bilahare Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2023/44 Esas, 2023/71 Karar sayılı kararı ile son cümledeki "... tahsil edilmiş olan idari para cezaları iade edilmez.." ibaresinin iptal edilmesi üzerine, bu kez 15.07.2023
tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 7456 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile 7420 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesine "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilen idari para cezaları, 31/12/2024 tarihine kadar tahsilatı yapan idari birime yapılacak başvuru üzerine Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslara göre iade edilir." şeklinde bir fıkra eklendiği, bu düzenlemeler ile COVID-19 pandemisi kapsamında alınan tebirlere riayet etmemek fiilleri ile ilgili olarak 5326 ve 1593 sayılı Kanun'lar uyarınca idarî para cezası verilmemesinin, verilen idarî para cezalarının ilgilisine tebliğ edilmemesinin, tebliğ edilmiş olanların tahsilinden vazgeçilmesinin, tahsil edilenlerin ise ilgilinin başvurusu halinde iade edilmesinin öngörüldüğü cihetle, kanun yararına bozma müessesinin ülke sathında uygulama birliğini sağlamak ve farklı uygulamalar sebebiyle oluşabilecek kayıpların önlenmesi açısından kabul edilmiş bir olağanüstü kanun yolu olduğu da gözetildiğinde, isteme konu kararın kanun yararına bozulmasında bir hukuki yarar kalmadığı anlaşılmıştır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünceler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMLERİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2024 tarihinde karar verildi.
Yz. İşl. Müd. Y.
M.B.