Esastan ret
Taraflar arasındaki TÜRK PATENT Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı TÜRK PATENT vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TÜRK PATENT vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1961 yılından bu yana özellikle bisküviler, krakerler, gofretler, pastalar, tartlar, kekler vs. ürünlerin imali, ithali, ihracı ve ticareti alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin “ETİ” markasının TÜRK PATENT nezdinde tanınmış marka olduğunu, “fit” ibaresini ilk olarak 2000 yılında tescil ettirdiğini ve yatırımlar yaparak markalarını arttırdığını, müvekkilinin “fit” ibareli markaları ile seri marka oluşturmak amacıyla hareket ettiğini, “fit” ibaresinin ayırt ediciliği düşük bir ibare olmadığını, davalı ... kişinin 2017/26653 sayılı "FİT MATE Supplement&Nutrition" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince adına tescilli markalara dayalı olarak bu başvuruya yapılan itirazın ise davalı Kurum tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira müvekkilinin markaları ile dava konusu başvuru arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, marka kapsamlarının da benzer olduğunu, dolayısıyla markalar arasında karıştırılma tehlikesinin bulunduğunu, dava konusu YİDK kararının, “fit” ibaresiyle ilgili daha önce verilen mahkeme kararlarıyla da çeliştiğini, davalının başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'in kararın iptaline, tescili halinde dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
1.Davalı TÜRK PATENT vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "FİT MATE SUPPLEMENT & NUTRUTİON" ibareli başvurusu ile davacının "FİT" ibareli markaları arasında, başvuru kapsamında yer ... 35. sınıf yönünden ortalama tüketici kesimi nazarında görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu, bu hizmetler yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası koşullarının somut olayda bulunduğu, bunun dışında kalan hizmetler yönünden ise anılan madde koşullarının oluşmadığı, bu hizmetler yönünden davacı tarafın markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hususlarının kanıtlanmadığı, yine bu hizmetler yönünden dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK kararının, dava konusu edilen markanın kapsamında yer ... 35. sınıftaki ürünler yönünden iptaline, diğer kısımlar yönünden davanın reddine, dava konusu marka tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TÜRK PATENT vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı TÜRK PATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası koşulları anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, yarattığı bütüncül algı itibariyle dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını, markalarda ortak olarak yer ... "FİT" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, dosyada mevcut bilirkişi raporunda da markalar arasında benzerlik olmadığının açıklandığını, YİDK aşamasında inceleme konusu yapılmayan 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci ve dokuzuncu fıkralarına dayalı iddianın gerekçeli kararda tartışılmasının yerinde olmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "FİT MATE Supplement&Nutrition" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "FİT" asıl unsurlu markalar arasında, dava konusu başvurunun kapsamında yer ... 35. sınıftaki ürünler yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "FİT" ibaresinin dava konusu başvuruda da aynen asli unsur olarak kullanıldığı, her ne kadar davalı tarafça "FİT" ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu savunulmuş ise de Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25.09.2019 tarih ve 2018/4202 E.- 2019/5804 K. sayılı kararında, ""fit" ibaresinin her iki tarafa ait markalarda da markanın asıl unsurları arasında yer almış olması nedeniyle örtüşen mal ve hizmet sınıfları yönünden karıştırma ihtimalini de içerecek şekilde benzer olduğunun kabulü gerektiği" belirtilmiş, yine Yüksek Dairenin 2019/3833 E.- 2020/2305 K. sayılı kararında "Fitküvi" ibareli, 2020/6329 E-2021/5023 K. sayılı kararında "timfit" ibareli, 2020/1488 E.-2021/596 K. sayılı kararında "profit" ibareli marka tescil başvuruları, davacının "Fit" esas unsurlu markaları ile benzer bulunduğundan, istikrar kazanan bu kararlar karşısında davalının "FİT" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu yönündeki istinaf itirazının yerinde olmadığı, yine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve 2014/11 E., 2016/778 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi iltibas değerlendirmesi, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümleneceğinden, İlk Derece Mahkemesince bu yönden bilirkişi raporuna itibar edilmemesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı, yine 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci ve dokuzuncu fıkraları kapsamında ilk derece mahkemesince yapılan değerlendirmelerin de sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle, davalı TÜRK PATENT vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TÜRK PATENT vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı TÜRK PATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, davalı şirket marka başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ile davacı markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri,
2. 6769 sayılı Kanun'un 1,5,6 ncı maddeleri,
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı TÜRK PATENT vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı Kuruma yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.