Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 1.5.2001 gün ve 2001/3 – 63 – 82 sayılı kararında anlatılıp dairemizce de benimsenen içtihadına göre, kurumuş orman ağacını kesme eyleminin 6831 sayılı Kanun'un 91/5. maddesinde düzenlenen kabahati oluşturması ve sanık savunması ile bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, sanığın kestiği emvalin kuru ağaçtan elde edildiğinin belirtilmesi karşısında, sanığın eyleminin 6831 sayılı Kanun'un 91/5. maddesi kapsamında olduğu ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu gereğince kabahat nevinde olup eylem tarihi ile inceleme tarihi arasında 5326 sayılı Kanun'un 20/2-c maddesinde öngörülen 3 yıllık zamanaşımı süresinin geçmiş bulunduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş; katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan tebliğnameye uygun olarak hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5236 sayılı Kanun'un 20. maddesi gereğince kabahatli hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 24/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.