İstinaf başvurusunun reddine

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı temsilci, davacı ... vekili, bir kısım davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Sakarya ili Hendek ilçesi ... Köyü, 130 ada 1 parsel ve 136 ada 9 parsel sayılı taşınmazlar yapılan kadastro çalışmaları neticesinde ... adına tespit edilmiştir.

Davacılar vekili; murisleri ...'un sağlığında diğer mirasçılardan mal kaçırmak için akli dengesi yerinde değil iken ... adlı kişiye bedelsiz olarak köy senedi ile anlaşmalı olarak satış yaptıklarını, ...'in hiçbir şekilde bu taşınmazda tasarrufu olmadığını beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla Sakarya ili Hendek ilçesi ... Köyü, 130 ada 1 parsel ve 136 ada 9 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının beyanlar hanesinde yer alan kullanıcılarının ... olduğuna ilişkin kısmın iptali ile taşınmazın kullanıcısı olarak ... mirasçılarının beyanlar hanesine yazılmasını talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama sırasında dinlenen tanık ve mahalli bilirkişilerin, satış işleminden sonra ... tarafından kullanıldığına ilişkin beyanları ile ATK'nın 52581731-101.01.02-2017/38461/2187 sayılı 20.11.2017 tarihli raporu miras bırakan ...'un satış işlemi tarihinde akli melekelerinin yerinde olduğuna yönelik raporu dikkate alındığında yapılan satışın iradi ve geçerli olduğu, taşnmazın kullanımının ...'e devredildiği ve kendisinin kullanımında olduğu anlaşıldığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; hükme karşı davacılar ..., ... ve ... vekilinin ve davacı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Davacılar tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tereke temsilcisinin tereke adına temsil etme yetkisi bulunduğu gerekçesiyle davacıların taraf ehliyeti olmadığından istinaf etmekte hukuki yararları bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.

Hüküm davacılar vekilleri ve tereke temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.

1. Tereke temsilcisinin temyiz taleplerinin incelenmesinde: 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 10/1 inci maddesi gereğince tebligat, muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. Aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır. Dolayısıyla, muhataba önce bilinen en son adresi esas alınarak tebligat çıkartılmalı, bu tebligat yapılırken Tebligat Kanunu’nun 21/1 inci maddesi hükmü gözönüne alınmalı, adres tebligata elverişli değilse ya da tebligat yapılamazsa o takdirde adres kayıt sistemindeki adresine, mernis adresi olduğuna ilişkin şerh düşülmek suretiyle, 7201 sayılı Kanun'un 21/2 inci maddesi uyarınca tebligat yapılmalıdır. Somut olayda; gerekçeli karar tebliği, tereke temsilcisi ...'e tebligat adresinin mernis adresi olduğu şerhi konularak Tebligat Kanunu’nun 21/2 inci maddesi uyarınca doğrudan yapılmış olup, söz konusu tebligatın, yukarıda açıklanan ilke ve kurallara aykırı şekilde yapılmış olması nedeniyle usulsüz olduğu açıktır. Dolayısıyla usulüne uygun gerekçeli karar tebliği yapılmayan temsilcinin temyiz dilekçesi istinaf başvuru dilekçesi olarak kabul edilerek Bölge Adliye Mahkemesince dosyanın esastan incelenmesi için Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf dilekçesinin reddine dair kararın bozulması gerekmiştir.

2. Davacılar vekilinin temyiz taleplerinin ise bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle;
Tereke temsilcisinin temyiz talebinin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

(2) nolu bentte yazılı nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına

Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.