B O Z M A Ü Z E R İ N E
Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Merzifon 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2016 tarihli ve 2012/485 Esas, 2016/535 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Merzifon 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2016 tarihli ve 2012/485 Esas, 2016/535 Karar sayılı kararının sanık ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 27.12.2017 tarihli ve 2017/37554 Esas, 2017/294457 Karar sayılı kararı ile "Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253 üncü ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine Merzifon 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2021 tarihli ve 2018/174 Esas, 2021/572 Karar sayılı kararı ile sanık ... dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 49 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hapisten çevrili 3.000,00 TL ve doğrudan 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve taksitlendirmeye karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği; üzerine atılı suçu işlemediğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.
1. Sanık ...'in suç tarihinde katılanın çalışmış olduğu Makro market isimli iş yerine açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilemeyen başka bir erkek şahıs ile geldiği, kendilerini işletme müdürü... Bey'in gönderdiğini, ellerinde bulunan 12 adet kartuşun kasaya takılacağını, işlem ücretinin 480,00 TL olduğunu söyledikleri, katılana 480,00 TL'lik para makbuzunu verdikleri, daha sonra ise iş yerinden ayrıldıkları, katılanın sanığın mağazadan ayrılmasından sonra işletme müdürü... Bey ile görüştüğünde dolandırıldığını anladığını, sanığın benzer şekilde Bolu, Kırıkkale, Edirne, Zonguldak (Ereğli) gibi illerde de aynı eylemi gerçekleştirerek dolandırıcılık olayına karıştığı, bu şekilde sanığın daha önce kurguladığı plan kapsamında katılanı aldatıp zarara uğratarak haksız yarar sağlamak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Sanık savunmasında; olay tarihinde bahse konu iş yerine gittiğini, işletme müdürü... Bey'in bilgisi dahilinde kartuşu bahse konu işletmede kasiyer olarak çalışan katılana teslim ettiğini, piyasaya değerinin üzerinde para almadığını, para makbuzu düzenlediğini, hile ya da zor kullanmanın söz konusu olmadığını söyleyerek üzerine atılı suçu kabul etmemiştir.
3. Katılan aşamadaki beyanında; "Benim suç tarihinde 450 TL civarında zararım vardı. Şu anda yasal faizi düşünürsek ana param bir hayli azalmış durumdadır. Sanık günümüz şartlarını düşününce tarafıma 700 TL ödeme yaparsa şikayetten vazgeçerim. Ödeme yapmaz ise şikayetim devam ediyor. Sanığın cezalandırılmasını istiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
4. Dosya bozma sonrası Uzlaştırma Bürosuna gönderilmiş ve katılanın Bursa ilinde ikamet ettiği, olaya ilişkin sanığın cezasını çekmesini istediği, uzlaşmak istemediğini, uzlaştırma formunun kendisine ulaştırılması halinde imzalayacağını söylemesi üzerine uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı ve dosyanın iade edildiği anlaşılmıştır.
5. Mahkemece tüm dosya kapsamından sanığın atılı suçu işlediği kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Merzifon 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2021 tarihli ve 2018/174 Esas, 2021/572 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2024 tarihinde karar verildi.