İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.11.2019 tarihli ve 2019/174 Esas, 2019/371 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 17.09.2020 tarihli ve 2020/75 Esas, 2020/771 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 05.03.2022 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle;
1. Sanığın, örgütün finans kaynaklarından olan Bank Asyada 26.02.2001 tarihind açılmış hesabı bulunduğu, bu hesabını FETÖ/PDY silahlı terör örgütü liderinin 25.12.2013 tarihinde Bank Asyanın ekonomik gücünün ayakta tutulmasına yönelik vermiş olduğu talimat öncesi ve sonrası dönemde düzenli bir şekilde aktif olarak kullandığının anlaşıldığı, sanığın 04.09.2014 tarihinde 6.524,05 USD miktarlı katılım hesabı açtığının tespit edildiği,
2. Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle iltisaklı 667 sayılı KHK ile kapatılan PAK - Eğitim İş Sendikasına 06.01.2015 tarihinde bu yönünü bilerek üye olduğunun ve yine örgütle iltisaklı Adıyaman FEM Dershanesi Mezunları ve Mensupları Derneğine üye olduğunun tespit edildiği,
3.Sanığın SGK kayıtlarının incelenmesi neticesinde örgüte müzahir dershanelerde 2004-2016 yılları arasında çalıştığının tespit edildiği,
4.Sanığa ait HTS kayıtlarının incelenmesi neticesinde örgütle irtibatı bulunan çok sayıda kişiyle iletişim kayıtlarının mevcut olduğunun tespit edildiği,
5.Sanığa ait dijital materyallerin incelenmesi neticesinde düzenlenen rapora göre sanığın örgütle iltisaklı siteleri takip ettiği, örgütle iltisaklı Kimse Yok Mu Derneğine gönüllü üye olduğunun tespit edildiği,
6. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığının kabulü ile sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesi ikinci fıkrası (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Dosya kapsamında dinlenilen tanıklar ...,... beyanlarından anlaşılacağı üzere dini sohbet adı altında düzenlenen sohbet toplantılarına katılan, örgüte müzahir dershanelerde öğretmen ve dershane müdürü olarak çalıştığının ve örgüte müzahir Zaman gazetesine 7 kişiyi referans olarak abone yaptığının ve sohbet toplantılarına 2016 yılı dahil katıldığının, maaşından %5'ini burs adı altında örgüt adına kesilmesine rıza gösterdiği anlaşılan sanığın 667 KHK ile kapatılan PAK Eğitim iş sendikasına 06.01.2015 tarihinde sendikanın iltisaklı olduğunu bilerek üye olduğu, örgüt liderinin talimatı ile 04.09.2014 tarihinde 6504,05 dolar tutarında katılım hesabı açtığının anlaşılması karşısında sanığın eylemlerinin bir bütün halinde değerlendirildiğinde müsnet silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturacağı gözetilmeden mahkumiyeti yerine delillerin hatalı değerlendirilmesi ve yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 17.09.2020 tarihli ve 2020/75 Esas, 2020/771 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2024 tarihinde karar verildi.