Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya zorunlu trafik sigortalı araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeni ile meydana gelen 09.08.2012 tarihli trafik kazası sonucunda davacının malul kaldığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle taleplerini 59.014,21 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, kusur durumunun uzman bilirkişi heyeti tarafından belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden sorumluluklarının olmadığını, davacının kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurucunun geçirmiş olduğu trafik kazası nedeni ile malul kaldığı, davalı ... şirketinin kazaya karışan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) poliçesi uyarınca işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlenmesi nedeni ile sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile başvuru sahibinin talebinin kısmen kabulü ile 59.014,21 TL tazminatın 14.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, başvuru şartının gerçekleşmediğini, dosyaya sunulan maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olmadığını, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile 1,8 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini, tazminattan hatır ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsüne izafe edilen kusur oranını kabul etmediklerini, davacı yararına tarife ve yönetmeliğe göre 1/5 oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerektiği halde tam vekalet ücreti verilmesinin de hatalı olduğunu savunarak, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maluliyete ilişkin raporda hata olmadığı, geçici iş göremezlik tazminatından davalının sorumlu olduğu, Yargıtay'ın güncel içtihatlarına uygun olarak TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre yapılan hesaplamanın denetime elverişli olduğu, başvurucunun emniyet kemeri takmadığının ispat edilemediği, davacının araca sürücünün daveti üzerine binmesi nedeni ile hatır taşıması bulunduğunun kabul edilemeyeceği, yönetmelik hükmü kanuna aykırı olamayacağından hükmedilen vekalet ücretinde hata olmadığı gerekçeleri ile davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda bildirdiği sebepler ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,86,88,89,90 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

1. 2918 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhâlde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre ise dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.

Haksız fiile dayanan tazminat isteminde zamanaşımının işlemeye başlayacağı tarih, zararın ve zarar sorumlusunun öğrenildiği andır. Zararın öğrenilmesi kavramıyla kastedilen ise, haksız fiil nedeniyle oluşan bedensel zararın kapsamının öğrenilmesi olup, bu bedensel zararın sebep olacağı maluliyet oranının belirlendiği tarihin, zararın öğrenilmesi kavramına bir etkisi yoktur. Bedensel zararın gerçekleşmesi ve bu yaralanmayla ilgili tedavinin tamamlanması ile zararın kapsamının belli olduğu kabul edilmelidir.

Açıklanan ilkeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dava konusu trafik kazası sonucunda davacının yaralandığı, kaza tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'na göre zamanaşımı süresinin sekiz yıl olduğu, davaya konu trafik kazasının 09.08.2012 tarihinde meydana geldiği, davacı tarafından ise Sigorta Tahkim Komisyonuna 31.05.2021 tarihinde başvurulduğu, davalı tarafından davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığı savunmasında bulunduğu anlaşılmaktadır.

Şu durumda kaza tarihinden itibaren sekiz yıl içinde davanın açılmadığı gözetilerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.

2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeple temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeple davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

28.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.