B O Z M A Ü ZE R İ N E

Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Bozma üzerine İstanbul Anadolu 40. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.10.2020 tarihli ve 2018/612 Esas, 2020/413 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 6.000,00 TL ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanık müdafinin temyiz isteği; mahkemece usul ve yasaya aykırı olarak verilen kararın kaldırılması ve yeniden yargılama yapılmasına ilişkindir.

1. Sanığın yetkilisi olduğu ... İnşaat Taahhüt Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. ile katılan şirket arasında, 07.06.2011 tarihinde Finansal Kiralama Sözleşmesi akdedildiği, bu sözleşme gereği, katılan şirketin, kiracı sanığa sözleşmede belirtilen bir adet kazıcı-yükleyici ve bir adet hidrolik kırıcıyı teslim ettiği, sözleşme gereği ödenmesi gereken kira borçları vadesinde ödenmeyince kendisine 22.05.2012 tarihli ihtarname gönderildiği, ihtarnamenin 30.05.2012 tarihinde usulüne uygun olarak sanığa tebliğ edildiği, buna göre, birikmiş tüm borçların temerrüt faiziyle birlikte ödenmesi, aksi halde kiralanan malların belirtilen süre içinde katılan şirkete teslim etmesi istendiği, ancak sanığın sürenin sonunda ihtarnameye konu borçlarını ödemediği gibi finansal kiralamaya konu makineleri de iade etmeyerek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia ve kabul edilmiştir.

2. Dosyanın uzlaştırma işlemelerinin gereği için uzlaşma bürosuna gönderildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı, teklif aşamasında kaldığı bildirilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 40. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.10.2020 tarihli ve 2018/612 Esas, 2020/413 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.02.2024 tarihinde karar verildi.