Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığa yüklenen tefecilik suçunun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesine göre 8 yıllık asli zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 04/05/2009 tarihli sorgu ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği, zamanaşımını kesen başka sebebin de bulunmadığı anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 28/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.