Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığa yüklenen tefecilik suçunun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesine göre 8 yıl asli zamanaşımı süresine tabi olduğu, ilk savunmasının alındığı 23/03/2010 tarihi ile inceleme günü arasında belirtilen sürenin gerçekleştiği, başkaca zamanaşımını kesen sebebin bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 28/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.