Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla uygulanan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Nizip Cumhuriyet Başsavcılığının 15.10.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan dava açılmıştır.

2. Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2016 tarihli ve 2015/657 E., 2016/269 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.

Sanık müdafin temyiz istemi, sanığın sahibi olduğu şirketin sadece tahsilat işlemi yaptığı, katılanın ... Teknoloji Telekomünikasyon Tem Hiz. San. Tic. Ltd Şti tarafından aranarak hizmet tanıtımı yapılması ve katılanın onaylaması üzerine rızası ile işlem yapıldığı, suçun maddi unsurlarının oluşmadığı, şartlar oluştuğu halde etkin pişmanlık indirim hükümleri ve lehe hükümlerin uygulanmadığı, usul ve yasaya aykırı karar verildiği ve benzeri nedenlere ilişkindir.

1.Dava konusu olay, 22.01.2015 tarihinde katılan kızı ... ile evde bulunduğu sırada 0212 *** **91 numaralı telefondan arandığı, sağlık hizmetleri müdürlüğünden aradığını, 1 yıl boyunca ücretsiz cek-up yaptırdığını, bu nedenle 2.500 TL borcunun bulunduğunu, 400 TL verdiği taktirde borcunu kapatabileceğini söyleyen şahsa kart bilgilerini vermesi üzerine kredi kartından 359 TL para çekildiği, işlemin sanığa ait şirket tarafından gerçekleştirilmesi karşısında sanığın başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.

2. Katılan 22.01.2015 tarihinde polis merkezi amirliğine müracaat ederek olay günü kendisini arayarak borcu olduğundan bahisle ödeme için kredi kart bilgilerini isteyen şahıs ile kart bilgilerini paylaşması üzerine kredi kartından 359 Tl para çekildiğinden bahisle şikayetçi olması üzerine soruşturma başlatılmıştır.

3. Garanti Bankası A.Ş. 12.03.2015 tarihli yazısında katılan kredi kartından 22.01.2015 tarihinde ... Organizasyon Pazarlama ünvanlı üye işyerinde 359 TL harcama işlemine rastlanıldığı,

4. İNG Bankın 10.05.2015 tarihli cevabi yazısında, ... Danışmanlık şirket yetkilisinin hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilen ... olduğu, üye işyerinin POS cihazı üzerinden mail order ile işlem gerçekleştirdiği bildirilmiştir.

5. Hakkında ek kyok verilen ..., 25.12.2014 tarihinde ... Organizasyon Şirketindeki ortaklığını sanık ...'ya devrettiğini, şirket ile alakasının kalmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.

6. Katılana ait kredi kartı provizyon detay işlemini gösterir çıktı dosyaya sunulmuştur.

7. Sanık, şirket yetkilisi olduğunu, tahsilat ve kargo birimi olarak çalıştıklarını sözleşmeli bayilerin müşteriye ulaşarak şirket tanıtımı ve ilk onay işlemini aldıklarını, tahsilat için müşterileri şirketlerine yönlendirdiklerini, müşterilerin bilgisi ve rızası olmadan hiç bir tahsilat yapmadıklarını, müştekiye parasının iade edildiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.

Olay ve olgularda belirtilen hususlar dikkate alındığında olay günü cep telefonundan aranan katılana check up hizmeti alması nedeniyle borcu olduğu, ödemediği takdirde icra takibi yapılacağı söylemi ile kredi kart bilgilerinin istendiği, katılan kredi kart bilgilerini paylaşması üzerine kredi kartından bilgisi dışında 359 TL para çekildiği anlaşılmakla yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan zararının banka tarafından giderilmesi karşısında etkin pişmanlık indirim hükümleri uygulanması gerektiğine ve verilen ceza miktarı itibariyle şartları oluşmadığı halde lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine dair sanık müdafin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2016 tarihli ve 2015/657 E., 2016/269 Karar sayılı kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2023 tarihinde karar verildi.