Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2015/734 Esas, 2016/38 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği; fazla ceza tayin edildiğine, hükmün, lehine bozulması talebine ilişkindir.

1. Katılan adına sahte kimlik ve maaş belgesi kullanılmak suretiyle Denizbank A.Ş ... Şubesinden 16.12.2014 tarihinde 25.000,00 TL kredi çekildiği, kredi başvurusu sırasında katılan adına, sanığın yetkilisi olduğu...Oto Yıkama adlı iş yerinde çalıştığına ve aylık 4.500,00 TL maaş aldığına ilişkin sahte maaş belgesinin bankaya verildiği, kimliği tespit edilemeyen kişiye bu şekilde kredi verildiği ve bu olayla ilgili olarak ayrıca adli soruşturmaya başlanıldığı anlaşılmıştır.

2. Sanık, katılanı ve bankaya ibraz edilen kimlik belgesinde bulunan fotoğraftaki şahsı tanımadığını, bankaya sunulan maaş belgesi üzerindeki kaşenin kendisine ait olduğunu, imzayı kendisinin atıp atmadığını hatırlamadığını,...Oto Yıkama adlı iş yerinin kendisine ait olduğunu ve talep eden kişilere zaman zaman maaş belgesi düzenleyip verdiğini beyan etmiştir.

3. Emniyet Genel Müdürlüğü ... Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından bankaya sunulan maaş belgesi üzerinde yapılan inceleme neticesinde tanzim olunan, 26.05.2015 tarihli; " ... söz konusu belgede atılı bulunan imzanın ... elinden çıktığı," görüşünü içerir Uzmanlık Raporu dava dosyasında mevcuttur.

4. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.

İlgilinin gerçek kimliği ile işlem yapmakla birlikte belge içeriğinin doğru olmaması durumunda özel belgede içerik sahteciliği düşünülebilirse de 5237 sayılı Kanun'da özel belgede sahtecilik suçunda fikri sahteciliğin cezalandırıldığına dair düzenleme bulunmadığı, 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinde düzenlenen özel belgede sahtecilik suçunda gerçeğe aykırı belge düzenleme olarak tanımlanan içerik (fikri) sahteciliğine yer verilmediği, yalnızca "belgeyi sahte düzenleme" hareketine yer verildiği, içerik sahteciliğinde belgeyi düzenleyen ve imzalayan kişinin gerçek ve aynı kişi olmasına rağmen belgenin içeriğinin gerçeğe aykırı olduğu, kanunî düzenlemede ise sadece başkasının imzasını taklit suretiyle sahte belge düzenleme veya gerçek bir belgede ekleme veya çıkarma yapma suretiyle sahtecilik, başka bir deyişle maddi sahtecilik eylemlerine yer verildiği, buna göre salt yalan beyanı içeren özel belgenin, açıklanan ve unsurları gösterilen özel belgede sahtecilik suçunun maddi konusunu oluşturmayacağı gözetilerek somut olayda özel belge niteliğindeki gelir belgesi üzerindeki imzaların sanığa ait olduğunun kriminal rapor ile sabit olduğu, bu itibarla sanığın eyleminin içerik sahteciliği (fikri sahtecilik) kapsamında kalacağı anlaşıldığından, yüklenen suçun kanunî unsurlarının oluşmadığı gözetilerek sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2015/734 Esas, 2016/38 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.12.2023 tarihinde karar verildi.