Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... hakkında yapılan...31. İcra Müdürlüğü'nün 2012/777 sayılı takip dosyasına konu icra takibinin semeresiz kaldığını, ancak borçlu ...'ın...İli ... İlçesi ...Nişantepe 442 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 401/1200 hissesini alacaklılarından mal kaçırma amacıyla diğer davalı kayınvalidesi ...'ye devrettiğini, satış işleminde rayiç bedelin satış değerinden çok daha yüksek olduğunu belirterek İİK'nun 277 ve devamı maddeleri hükümlerine göre taşınmaz satışına ilişkin bu tasarrufun müvekkili Halk Bankası A.Ş. yönünden iptaline, İ.İ.K'nın 283 maddesi uyarınca müvekkili bankaya dava konusu taşınmaz üzerinde...31. İcra Müdürlüğünün 2012/777 sayılı dosyasından cebri icra yolu ile hakkını alma yetkisi tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir.

1. Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın eşinin babası Fuat Bilgi tarafından 1988 yılında satın alındığını, o dönem köy tapusu iken 2008 yılında ... Belediyesi'ne devredilen ...Belediyesi tarafından ihaleye çıkarıldığını, ihale sonucu Fuat Bilgi varislerine kalması gereken taşınmazın tapusunun bu işleri kendisi takip ettiği için sehven kendisinin adına çıkarıldığını, bu nedenle dava konusu taşınmazı 2011 yılında ...'ye devrettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı ...; davaya cevap vermemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; satış bedeli ile taşınmazın gerçek değeri arasında bir mislinden fazla fark mevcut olup taşınmazı devralan kişilerin borçlunun mal kaçırma kastını bilmesi gereken kişilerden olduğu, davalı ...’nin davalı borçlu ...’ın kayınvalidesi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davaya konu hisse olan ... İlçesi ...Mahallesi, 442 ada, 1 nolu parselde bulunan davalı ... kızı ... adına kayıtlı 401/1200 miktarındaki hisse üzerinde davacı alacaklı tarafa dayanak takip dosyası olan...31. İcra Müdürlüğünün 2015/27347 sayılı dosyasındaki alacağının tahsili için asıl alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere taşınmazın tapu kaydı muhafaza edilerek haciz ve satış isteme yetkisi verilmesine, karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi kapsamında olduğunu, bu nedenle belediye tarafından ihaleye çıkarıldığını, taşınmaz 1988 yılından beri Fuat Bilgi tarafından kullanıldığından ihaleye mirasçılarının çağrıldığını, mirasçılar tarafından resmi işlemleri takip etmesi için davalı ...'a vekaletname verildiğini, Bülent'in ihaleyi vekalete dayanarak takip ettiğini ve taşınmazı mirasçılar adına almasına rağmen adına hatalı olarak kaydedildiğini, bu nedenle daha sonrasında Fuat Bilgi'nin eşi olan diğer davalıya devredildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ...'ın...ili, ... İlçesi, ...Mahallesi, 442 ada, 1 nolu parselde bulunan adına kayıtlı 401/1200 miktarındaki hissesini eşinin annesi davalı ... kızı ...'ye 16.12.2011 tarihinde 75.000,00 TL bedelle devrettiği, bu tarih itibari ile taşınmazın 450.000,00 TL rayiç değere sahip olduğu, satış bedeli ile rayiç değer arasında 5 misli fark bulunduğu, davalı ...'nin davalı borçlu ...'ın kayın validesi (yakın akrabası) olduğu, bu nedenle usul ve yasaya uygun İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalıların ileri sürdükleri istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK.m.353/1-b/1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, İİK ve 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.

1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.