Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.02.2016 tarihli ve 2014/536 Esas, 2016/46 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği; hakkında fazla ceza tayin edildiğine, hükmün lehine olacak şekilde bozulması talebine ilişkindir.

1. Suç tarihinde emniyete yapılan ihbar üzerine sanığın aracının durdurulduğu, sanığın,...K. adına düzenlenmiş ancak kendi fotoğrafı yapıştırılmış olan suça konu sürücü belgesini emniyet güçlerine ibraz ettiği anlaşılmıştır.

2. Sanık suçu ikrar etmiştir.

3. Emniyet Genel Müdürlüğü ... Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından tanzim olunan, 24.03.2014 tarihli; " ... inceleme konusu belgede hâlen mevcut fotoğrafın, bulunduğu yere sonradan tahrifat neticesinde yapıştırılmış olduğu, ... aldatma kabiliyetini haiz olduğu," görüşünü içerir Ekspertiz Raporu dava dosyasında mevcuttur.

4. Suça konu sürücü belgesinin aslı dava dosyasında bulunmakla, Heyet tarafından yapılan inceleme ve gözlem neticesinde aldatıcılık niteliğinin bulunduğu saptanmıştır.

5. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiş olup tekerrüre esas başkaca mahkûmiyeti bulunmayan sanık hakkında kurulan hükümde tekerrüre esas alındığı belirtilen Bornova (Kapatılan) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.08.2001 tarihli ve 2001/886 Esas, 2001/478 Karar sayılı ilâmı yönünden 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi uyarınca uyarlama yargılaması yapıldığı belirlenerek ... 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.06.2017 tarihli ve 2001/886 Esas, 2001/478 Karar sayılı ek kararı, UYAP ortamından temin olunarak denetlenmiştir.

1. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

2. Sanık hakkında kurulan hükümde temel cezanın, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesindeki ölçütler nazara alınarak alt sınırdan belirlendiği, adli sicil kaydında mevcut mahkûmiyetlerinin niceliği karşısında Mahkemece; "Sanığa verilen cezanın sanığın geleceğine yönelik olası etkisi göz önüne alınarak ..." şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye istinaden 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebinin uygulanmaması yönünde takdir kılındığı ve netice ceza miktarı itibarıyla lehe hükümlerin uygulama imkânının Mahkemece değerlendirilmesi neticesinde; "Sanığın şahsi geçmişi, sabıkalı oluşu nedeni ile sanık hakkında TCK' nun 51 ve CMK' nun 231/5-6 md uygulanmasına takdiren yer olmadığına," şeklinde karar verildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

4. Tekerrüre esas başkaca mahkûmiyeti bulunmayan sanık hakkında tekerrüre esas alındığı belirtilen Bornova (Kapatılan) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.08.2001 tarihli ve 2001/886 Esas, 2001/478 Karar sayılı ilâmı yönünden 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi uyarınca uyarlama yargılaması yapıldığı ve ... 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.06.2017 tarihli ve 2001/886 Esas, 2001/478 Karar sayılı ek kararı ile 5237 sayılı Kanun hükümlerinin sanığın lehine olduğunun tespitiyle yeni bir hüküm kurulduğu ve bu hüküm tarihinin, suç tarihinden sonra, 12.06.2017, olmakla, tekerrüre esas alınamayacağı, sonuç ceza miktarı bakımından sanık lehine uygulama imkânı bulunan düzenlemeler yönünden Gerekçe başlığı altında (2) numaralı paragrafta Mahkemece gösterildiği belirtilen nedenler karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulama koşullarının ortadan kalktığı anlaşılmakla, tespit olunan hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

Gerekçe bölümünde (4) numaralı paragrafta açıklanan nedenle ... 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.02.2016 tarihli ve 2014/536 Esas, 2016/46 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan tekerrür hükümlerinin uygulandığı; "Sanığın Bornova 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/07/2009 infaz tarihi, 23/08/2001 tarih, 2001/886 esas 2001/478 sayılı kararı ile verilmiş 9 yıl 4 ay hapis cezasını içeren mahkumiyeti bulunduğundan ve böylece sanık mükerrir olduğu anlaşıldığından 5237 Sayılı TCK nın 58/6-7 ve 5275 Sayılı Yasanın 108/1-c-2 maddeleri uyarınca hükmolunan cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, ayrıca cezasının infazından sonra 5275 Sayılı CİK 108/4-6 maddeleri nazara alınarak denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına," şeklindeki paragrafın hükümden tamamen çıkarılması ve takip eden paragrafların buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.12.2023 tarihinde karar verildi.