Mahkûmiyet

Sanık ... hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme,satma vb. suçundan kamu davası açılmıştır.

2. İzmir 4.Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2016 tarihli 2015/771 Esas, 2016/412 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme,satma vb. suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.

Sanık müdafiin temyiz istemi, hükme esas alınan görüntülerin kesin bir şekilde tespit yapabilmek için yeterli olmadığı, kopyalama cihazının sanık ... tarafından takıldığına ilişkin kesin delil veya herhangi bir parmak izi bulunmadığı ve benzeri nedenlere ilişkindir.

1. Dava konusu olay, ATM cihazına kart kopyalama aparatı takıldığının fark edilmesi üzerine banka şubesi görevlisi tarafından şikayette bulunulduğu, güvenlik kamera görüntülerinde aparatı takan kişilerin sanıklar olduğunun belirlendiği, ancak aparatın bağlantılarının kopuk olması nedeniyle inceleme yapılamadığı, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı, sanığın böylece başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme,satma vb. suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. 04.03.2015 tarihli olay yeri inceleme rapor formu,kart giriş bölmesi kontrol edildiğinde kart giriş aparatının arka kısmında bantla arılı kart okuyucu çipinin olduğunun bildirilmesi ile olay yerinde yapılan incelemede, ATM para çekme cihazının ekran ön kısmında gri renkli kart giriş aparatının asayiş ekibi tarafından konulduğu, aparatın arka kısmında, sol kısmında siyah kırmızı renkli iki adet ince kablo, ağ kısmında kırmızı mavi renkli iki kablo ile bağlantılı, bant ile sabitlenmiş çipin olduğu, ATM cihazında yapılan incelemede vücut izine rastlanmadığı imza altına alınmıştır

3. Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası A.Ş. 09.03.2015 tarihli yazı ekinde 04.03.2015 tarihinde meydana gelen olayla ilgili genel müdürlükten temin edilen kamera görüntüleri dosyaya sunulmuştur.
4. 18.03.2015 tarihli CD izleme tutanağı ile ilgili banka tarafından gönderilen kamera görüntüleri izlendiğinde, 04.03.2015 günü saat 16.23 te 6 şahsın ATM önüne geldikleri, şahıslardan iki tanesinin saat 16.29 da ATM önünde kaldıkları, ATM de birşeyler yapmaya devam ettikleri, 16.30 da sıralarında bankamatikten ayrılarak uzaklaştıkları, saat 16.42 de ATM ye gelen polis memurunun ATM de takılı olan düzeneği fark ettiği tespit edilmiştir.

5. CD izleme ve tespit tutanağı ile sanıkların birlikte ATM ye geldikleri, ATM cihazına kart kopyalama aparatı taktıktan sonra ayrıldıkları tespit edilmiştir.
6. 07.08.2015 tarihli tutanak ile, kopyalama aparatının üç parça halinde torbalandığı, kablolarının birbiri ile lehim vasıtasıyla olması gereken bağlantılarının kopuk olduğu ve mevcut haliyle inceleme işlemini gerçekleştirmenin mümkün olmadığı, inceleme işleminin yapılamadığı imza altına alınmıştır.

7. Sanık, görüntülerdeki kişinin kendisi olduğunu beyan ettiği görülmüştür.

Başkasına ait banka hesabıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretilmesi, satılması, devredilmesi, satın alınması veya kabul edilmesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin ikinci fıkrasında; sahte banka veya kredi kartını kullanarak kendisine veya bir başkasına yarar sağlanması ise anılan maddenin üçüncü fıkrasında birbirinden bağımsız ve ayrı ayrı suçları oluşturduğu, bankaya ait gerçek bir kredi kartının manyetik şerit bilgilerinin kopyalanarak sahte bir kredi kartı üretilmesi ve bu kartı kullanmak suretiyle yarar sağlanması halinde suçtan zarar görenin ilgili banka olduğu, kartları gerçeğe aykırı olarak üretilen banka sayısınca 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin ikinci fıkrası ile aynı bankanın birden fazla kartın değişik zamanlarda kopyalanması durumunda 43 üncü maddesinin, sahte olarak üretilen kartların alışverişte kullanılması halinde ise, banka sayısınca 245 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile aynı bankaya ait birden fazla kart ile veya bir kart ile değişik zamanlarda para çekilmesi veya harcama yapılması halinde ise 43 üncü maddesi uyarınca uygulama yapılması, harcama yapılmadan kartların bloke olması halinde 245 inci maddesinin üçüncü fıkrasına teşebbüs suçundan uygulama yapılması gerektiği, mağdurlara ait kart bilgileri kopyalanarak bir kart oluşturulmaması halinde ise ele geçirilen kopyalama cihazında bilgi bulunması halinde eyleminin mağdur sayısınca 136 ıncı maddesinde düzenlenen kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme, bulunmaması halinde ise kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmeye teşebbüs suçunu oluşturacağı ve suçun mağdurunun kart bilgilerinin sahibi olan banka müşterileri olacağı cihetle; sanığın kart kopyalama aparatını bankanın ATM cihazına yerleştirdiğine dair görüntülerinin tespit edilmiş olması, 07.08.2015 tarihli tutanağa göre cihazda kabloların birbiri ile lehim vasıtasıyla olması gereken bağlantılarının kopuk olduğu ve mevcut haliyle incleme işlemini gerçekleştirmenin mümkün olmadığının belirtilmesi, sanığın herhangi bir müşteri bilgisini elde ettiği ve sahte kart ürettiğine dair tespit yapılmaması karşısında; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 136 ncı ve 35 inci maddelerinde düzenlenen "kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmeye teşebbüs suçu"nu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde sahte banka veya kredi kartı üretme suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre, sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan tayin edildiği belirtildiği halde, adli para cezasına esas gün sayısının alt sınırın üstünde hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 4.. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2016 tarihli 2015/771 Esas, 2016/412 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2023 tarihinde karar verildi.