Mahkûmiyet

Suça sürüklenen çocuk (SSÇ) hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.10.2015 tarihli ve 2015/165 Esas, 2015/255 Karar sayılı kararı ile; SSÇ'nin çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası cezalandırılmasına karar verilmiştir.

SSÇ Müdafiinin Temyiz İsteği
Sebep bildirmeksizin kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

SSÇ'nin olay tarihinde altı yaşında olan ve tanışıklığı bulunmayan mağdur ile arkadaşı ...'yı size kedi göstereceğim diyerek apartman boşluğuna götürdüğü, mağdur ve arkadaşına soyunun dediği, ...'nın olay yerinden kaçtığı, mağdurun pantolonunu indirdiği, SSÇ'nin mağdurun elini yaladığı iddiasıyla cezalandırılması için kamu davası açıldığı, SSÇ'nin atılı suçlamayı reddettiği, olayın ertesi günü ...'nın SSÇ'yi okul çıkışında görerek bağırması üzerine SSÇ'nin mahalle sakinleri tarafından yakalanması ile intikalin gerçekleştiği, Mahkemece yapılan yargılama neticesinde katılanın olay yerinde oğlunun elinden tutan şahıs ile SSÇ'nin elbiselerinin aynı olduğuna dair beyanları, temyiz incelemesine konu olmayan mağdure ...'nın SSÇ'yi teşhis ettiği ve duruşma salonunda SSÇ ile karşılaştığında ağlamaya başlayıp annesine sarıldığı, SSÇ ile gözgöze gelmekten kaçındığı, mağdurların beyanlarına itibar edilebileceğine dair adli görüşme raporu, birine işlemediği bir suçu isnat etme olgunluğunda bulunmayan mağdurların ve ailelerinin SSÇ’ye iftira atma sebeplerinin olmadığı ve SSÇ’nin de bu yönde herhangi bir açıklamada bulunamadığı, olayın intikal şekli ve mağdurların özellikle ...'nın aşamalardaki değişmeyen tanık ifadeleri ile desteklenen beyanları dikkate alınarak SSÇ'nin mağdurun pantolonunu indirerek elini yalaması şeklinde sübut bulan eylemi nedeniyle çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin SSÇ tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı,

Ancak ;
Mağdur ...'un 03.04.2015 tarihli sosyal görüşmeciye verdiği ifadesinde SSÇ'den korktuğu için pantolonunu indirdiği, SSÇ'nin sadece elini yaladığını beyan etmesine rağmen 30.09.2015 tarihli duruşmada SSÇ'nin elini yalamadığını sadece yanağından öptüğünü ifade ederek çelişkili anlatımlarda bulunduğu halde hazırlık aşamasındaki beyanının hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.10.2015 tarihli ve 2015/165 Esas, 2015/255 Karar sayılı kararına yönelik SSÇ müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.12.2023 tarihinde karar verildi.