Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili ile davalı ... ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı vekili, 24.11.2011 havale tarihli dava dilekçesinde sınırları yazılı, ... ili ... ilçesi ... Köyünde bulunan ve kadastro çalışmalarında tespit dışı bırakılan taşınmazın 20 yıldan uzun bir süredir müvekkilinin zilyetliğinde olduğunu belirterek taşınmazın davacı adına tapuya tescilini istemiş, davalı ... vekili, davanın reddi ile taşınmazın Türk Medenî Kanunu'nun 713/6. maddesi gereğince Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile fen bilirkişisi tarafından düzenlenmiş rapor ve ekindeki krokide (A1) harfi ile gösterilen 5.432,15 m2'lik tescil harici bölümün tarla vasfıyla davacı adına tapuya tesciline dair verilen karar davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 22.12.2016 tarihli ve 2015/10631 Esas, 2016/12476 Karar ... kararı ile, dava konusu taşınmaz üzerinde ... ağaçları bulunduğundan Orman İdaresinin davaya dahil edilmesi gerektiği, orman bilirkişi raporunda belirtilen 1957 tarihli memleket haritasına dayanak olan hava fotoğrafının getirtilmediği, dava konusu taşınmazın 1984 tarihli hava fotoğrafındaki kullanım durumunun belirlenmediği, ziraat bilirkişi raporunda, (A), (B) ve (C) harfleriyle işaretli taşınmazlar için ayrı ayrı tespit yapılmışsa da (A) harfli taşınmaz için (A1) ve (A2) ayrımına gidilmeden bir bütün olarak değerlendirme yapıldığı, fen bilirkişi tarafından hazırlanan raporda ise (A) harfli alan (A1) ve (A2) olarak iki kısma ayrıldığı, raporlar arasında çelişki oluştuğu, dava konusu taşınmaz ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği, en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile dava tarihinden 15-20 yıl önce çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, ayrıca 1984 tarihli hava fotoğraflarına dayanak teşkil eden memleket haritaları da celbedilerek bu belgeler ziraat fakültelerinin toprak bölümünden mezun olan bir ziraat mühendisi, bir harita-kadastro mühendisi ile bir orman yüksek mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu yardımıyla, dava konusu taşınmaz ile çevresine uygulanıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte hava fotoğrafları ile orijinal renkli memleket haritaları üzerinde gösterir biçimde rapor alınmalı, taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, imar ve ihya ile zilyetliğin hangi tarihte başlayıp tamamlandığı belirlenmeli, taşınmaz orman sayılmayan ve zilyetlikle kazanılacak yerlerden ise, öncesinin ne olduğu, imar ve ihya yapılmışsa hangi tarihte başlayıp bitirildiği, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı, maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak, taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından sorularak saptanması, keşif sırasında taşınmazı çeşitli yönlerinden hali hazır durumunu gösterir renkli fotoğrafları çektirilip onaylanarak dosya içine konulmals, bundan sonra elde edilecek tüm delillere göre bir karar verilmesi gerektiği, davalı Hazinenin tescil talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmadığı, dava kısmen kabul edildiği halde sadece kabul edilen bölüm yönünden hüküm kurulduğu, reddedilen bölüm yönünden hüküm kurulmadığı hususlarına değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulü ile, en bilirkişisi tarafından düzenlenen 13.03.2019 tarihli rapor ve krokideki ... ili ... İlçesi ... köyünde bulunan taşınmazda (A1) harfi ile gösterilen 5.432,15 m2 ve (C) harfi ile gösterilen 2.212,39 m2 taşınmazların tarla vasfı ile davacı ... ... adına aynı köyün son parsel numarası verilerek tapuya kayıt ve tesciline; (B) harfi ile gösterilen yerin 163 nolu parselin sınırları içersinde kalmış olması nedeniyle pasif husumet yokluğundan usulden reddine, (A2) harfi ile gösterilen kısım yönünden davanın reddine, taşınmazın son parsel numarası verilerek hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 4721 ... Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesine dayalı açılan tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu yapılmamıştır. Arazi kadastrosu 1984 yılında yapılmış, çekişmeli taşınmaz tespit harici bırakılmıştır.
1. Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince 27.11.2019 tarihli duruşmada dava konusu taşınmazların tamamının değeri üzerinden hesaplanan 5.107,53 TL harcın tamamlatılması için davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verildiğine, davacı vekilince verilen sürede bilirkişi raporunda (B) ve (A2) olarak gösterilen kısımlar için açtıkları davayı atiye bıraktıkları belirtilerek (C) ve (A1) olarak gösterilen kısımlara istinaden 1.635,00 TL harç ikmal edildiğine göre, harçlandırılan değer üzerinden aleyhe vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru olmamıştır.
2. Davalı ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yönünden yapılan incelemede;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçelere göre, davalı ... Yönetimi vekilinin temyiz itirazları yerinden görülmemiştir.
3. Davacı ... vekilinin temyiz isteği yönünden yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince bilirkişi raporuna ekli krokide (A1) ve (C) harfleri ile gösterilen yerler bakımından davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bu karar dosya kapsamına uygun düşmediği gibi, usul ve Kanuna uygun da bulunmamaktadır. Şöyle ki; İlk Derece Mahkemesince icra edilen 24.05.2013 tarihli keşfe iştirak eden orman bilirkişisi tarafından düzenlenen 30.07.2013 tarihli, aynı keşifte görev yapan ziraat bilirkişisi tarafından düzenlenen 16.08.2013 tarihli raporlarda, krokide (C) harfi ile gösterilen yerin keşif günü itibariyle yabani otlarla kaplı olduğu, üzerinde çalılar bulunduğu, bu kısımların eğimli ve engebeli olduğu, mekanizasyona uygun olmadığı, bugün ve evvelinde tarım yapıldığına dair emare bulunmadığı; 11.03.2019 tarihli keşfe katılan fotogrametri bilirkişi raporunda, dava konusu yeri gösteren 1951,1978,1984 ve 2002 tarihli hava fotoğraflarına göre krokide A1 ile gösterilen yerde kullanım bulunmadığı bildirilmiştir. Buna göre, İlk Derece Mahkemesince davanın tamamen reddine karar verilmesi gerekirken, krokide (A1) ve (C) harfleri ile gösterilen yerler bakımından kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de, dava konusu yerler mevcut durumları itibariyle sular altında kaldığından tapuya tescil edilmeleri mümkün değildir. Mahkemece mülkiyetin tespiti ile yetinilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru olmamıştır.
Bu itibarla, yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı ... İdaresinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin, (3) nolu bentte açıklanan nedenle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, hükmün HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz eden davacıya iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.